• Yükleniyor

Amerika-İsrail-Fransa üçgeninin Lübnan'ın istikrarsızlığındaki rolü


Amerika-İsrail-Fransa üçgeninin Lübnan'ın istikrarsızlığındaki rolü
Paylaş :


"Lübnan bugünlerde bir dizi krizle boğuşuyor ve ülke zor bir durumdan geçiyor ve bu gidişat Lübnan halkını zor durumda bıraktı, ancak bazı Lübnanlı yetkililer hala sorumsuzca davranıyor."

Rey el-Yevm Gazetesi, Lübnan’daki gelişmelere değinerek şunları yazdı: ‘Lübnan bugünlerde bir dizi krizle boğuşuyor ve ülke zor bir durumdan geçiyor ve bu gidişat Lübnan halkını zor durumda bıraktı, ancak bazı Lübnanlı yetkililer hala sorumsuzca davranıyor ve ülkelerini krizden çıkarmak yerine krizi körüklüyor ve iç savaşa götürüyorlar.

Genellemelere dahil olmamak için, meydana gelen bazı değişikliklere dikkat çekmeliyiz;

İlk olarak, Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin Hizbullah'ı eleştirdiği bir video, sosyal medyada çokça paylaşıldı.

İkincisi, Samir Geagea'nın, Suriye'yi Lübnan'ın gaz ve petrol servetini çalmakla suçlanması ve uluslararası toplumu, Suriye'nin Lübnan egemenliğine yönelik saldırısını durdurmaya çağırması.

Ra'i ve Hizbullah aleyhine yaptığı suçlamalar konusunda muhalif bir görüşe sahibiz, çünkü özellikle yolsuzluklar olmak üzere Lübnan krizlerinin çoğu, bu hareketin kurulmasından önceki dönemle ilgilidir ve o zamana dayanmaktadır. Hatta bu iddiaların aksine Hizbullah, Lübnan’ın istikrarı ve güvenliğinin korunması doğrultusunda hareket etmiş ve Suriye’yi yıkan ve Lübnan’a doğru ilerleyen ve amaçları Lübnan’daki bütün etnik gruplar olan teröristlerin önünde bir engel olmuştur.’

Bu gazete ayrıca Samir Geagea'nın suçlamalarına da değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘Samir Geagea'ya gelince, onun Suriye’ye olan düşmanlığı, özellikle de Lübnan petrol ve gazının gerçek yağmacısı olarak İsrail rejimine en ufak bir atıfta bulunmaması nedeniyle herkes tarafından bilinmektedir. Bu kişi, Suriye kuvvetlerinin Lübnan'ı kaostan kurtardığını ya unutmuş ya da unutmuş gibi davranmaktadır.

2006 yılında İsrail'in Lübnan'ı işgali sırasında Lübnanlıların Suriye dışında güvenli bir sığınağı yoktu. Suriye kapılarını açtı. Ayrıca Lübnan hastaneleri oksijen kapsülü eksikliği sorunuyla karşı karşıya kaldığında, Lübnan'ın yardımına koşan ABD veya Fransa değil, Suriye hükümetiydi. Suriye, oksijen kapsüllerine ihtiyaç duyan Lübnanlı korona hastalarını kurtarmak için müdahale etti.

Lübnan için asla bir iç savaş istemiyoruz, ancak, Lübnan halkını aç tutma komplosunun arkasında da özellikle İsrail-Amerika-Avrupa üçgeni olmak üzere 1975'te Lübnan'daki iç savaşın fitnesini ateşleyenlerin olduğuna inanıyoruz ve onlar bir kez daha müttefiklerini kışkırtarak bu savaşı daha yoğun bir şekilde yeniden canlandırmaya çalışıyorlar ve ABD büyükelçisinin davranışları ve Lübnan'daki şüpheli hareketleri bu yöndedir.

Lübnan'ın menfaati, tüm yelpazesinin bir arada var olması ve mevcut komploya karşı birleşik bir cephe oluşturulması ve Lübnan'ı ve Lübnan'ın güvenliğini tehdit eden iki büyük düşmanla, yani yolsuzluk ve Siyonist rejimle çatışmaya karşı birleşik bir cephe oluşturulmasıdır.’  


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Siyonistlerin İstediği Oldu
  • @israilpost
  • 24-09-2021
Siyonistlerin İstediği Oldu
Cezaevinden Neden Kaçtılar?
  • @israilpost
  • 24-09-2021
Cezaevinden Neden Kaçtılar?
Siyonist İsrail Bir Tehdit
  • @israilpost
  • 23-09-2021
Siyonist İsrail Bir Tehdit