• Yükleniyor

İsrail hükümeti ile Filistin hükümeti arasında neler oluyor?


İsrail hükümeti ile Filistin hükümeti arasında neler oluyor?
Paylaş :


ABD’nin desteğiyle Siyonist rejim İsrail ve Filistin arasında güvenlik ve siyasi çevrelerde yeni uzlaşmalar, temaslar ve toplantılar yapılıyor.

Filistin Hükümeti, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın yönlendirmesi ve Iştiyye hükümetinin bazı üyeleri aracılığıyla İsrail hükümetiyle görüşmelere başladı. Bu da Filistin Hükümeti’nin, gözlemci sıfatı ile Gazze Şeridi'nde olup bitenleri takip etmekten, Oslo ve Paris anlaşmaları uyarınca Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin baş sorumlusu olarak görüşmeleri sürdürmeye geçeceğini gösteriyor.

Dolayısıyla, Filistin-İsrail atmosferinde daha fazla yakınlaşma olma olasılığı yüksek. Zira perde arkasında bir yakınlaşma söz konusu ve şu anki atmosfer Oslo Anlaşmaları’nın imzalanmasından önceki atmosferi andırıyor.

Filistin Hükümeti’ni harekete geçiren sebepler

Ekonomi meselelerini ele almak ve Filistin Hükümeti’nin ekonomik faaliyetini zorlaştıran engelleri kaldırmak için ortak bir İsrail-Filistin komitesi kurmak üzere müzakereler başladı bile. Meretz Partisi'nden Bölgesel İşbirliği Bakanı Issawi Frej bu müzakereleri yönetiyor ve başta Filistin Sivil İşler Bakanı Hüseyin eş-Şeyh olmak üzere Filistin Hükümeti'ndeki üst düzey yetkililerle adımlarını koordine ediyor. İsimleri henüz açıklanmayan başka bakanlar ile birlikte Bakan Frej’in İsrail adına komiteye bizzat başkanlık edeceği bilinirken, ağırlıklı olarak finans ve ekonomi konularına odaklanacak bu özel müzakerelerde Filistin Hükümeti’ni kimin temsil edeceği henüz belli değil.

Filistin Yönetimi, özellikle son çatışmalardan sonraki süreçte mevcut sahneden uzak olması ve Hamas'ın yaşananları tek başına yönetmesi ile birlikte yaşanan gelişmeler ışığında siyasi ve stratejik olarak yeni bir realite kazanmaya çalışıyor. Bu nedenle Filistin Hükümeti, İsrail hükümetiyle yeniden uzlaşarak siyaset sahnesinin yönetimine yaklaşmaya karar verdi. Bu yakınlaşma, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın adamları (oldukça küçük bir daire) da dahil olmak üzere nüfuzu ve ağırlığı olan isimler tarafından başlatıldı. Abbas’ın adamları asıl sorunun eski İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’da olduğunu söyleyerek yakınlaşma yönünde baskı yaptılar. Zira yakınlaşma Netanyahu’nun gidişi ile gerçekleşti. Güvenlik ve istihbarat kanalları rollerini oynamaya başladı ve böylece ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) görevlilerinin gözetimi altında gelişmelere ilişkin Macid Ferec’in adı ön plana çıktı. Bunun öncesinde Ramallah, Washington ve Tel Aviv'de Filistin-İsrail temaslarını önemli bir boyuta taşıyan bir dizi güvenlik görüşmesi yapıldı.

Bu çerçevede Hamas Hareketi’nin sahneyi tek başına yürütmede başarısız olması, yeni bir Filistin hükümeti kurmayı reddetmesi ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) kota sistemine göre İslami Cihad Örgütü ile birlikte girmesinde ısrarcı olmasının -ki bu en büyük kurtuluş örgütü olan Fetih Hareketi’nin ana alternatifi olması demek- ardından Filistin Hükümeti’nin siyasi meşruiyetini yenilemeye çalıştığına ve Ramallah ve Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri yeniden birleştirmeye çalıştığına işaret ediliyor. Hamas’ın bu tavırları Abbas’ı gerçek eylem yollarını yenilemeye ve yeni bir yönetim ışığında İsrail’e yönelmeye itti. İsrail’deki yeni koalisyon hükümetine Naftali Bennett ve Yair Lapid liderlik ediyor. Her ikisi de Filistin Hükümeti tarafından iyi biliniyor. Koalisyon hükümeti Likud Partisi dışında İsrail’deki tüm partileri içeriyor. Bu da Likud Partisi tarafından temsil edilen İsrail muhalefetinin ve bizzat Netanyahu’nun üzerinde çalıştığı kriz yayma planına bakılmaksızın koalisyon hükümetini mevcut siyasi sahnenin kalbine yerleştirmiş oluyor. Bu yüzden Filistin Başbakanı Iştiyye özellikle ABD'nin İsrail Maslahatgüzarı Michael Ratney'ın olup bitenleri yakından takip etmesiyle Tel Aviv ile resmi olarak yeniden temasa geçmek için çalışmalar yürüttü.

Washington'un FKÖ’nün Doğu Kudüs'teki ve Washington'daki ofislerini yeniden açma sözü, iki taraf arasındaki görüşleri daha da yakınlaştırdı. Bu, yasama veya başkanlık seçimlerinin yapılması için yeni bir fırsatın olmaması, mevcut durumun devam etmesi ve bunun Batı Şeria’daki sahnenin şimdiki gibi kalması anlamına gelmesi ışığında gelecek dönemde Filistin Hükümeti’nin büyük çıkarlarını gerçekleştirmesi için bir başlangıç noktası olabilir. Hamas Hareketi, gelecek dönemde esir takası anlaşmasının tamamlanmasını beklerken ve İsrail ile yaşanan son çatışmanın meyvelerini toplarken Gazze Şeridi'nde yeni kazanımlar elde etmeye çalışıyor. Bu özellikle Hamas’ın dışarıdaki siyasi ofisi ile iç düzeyi arasında gerçek bir çatışma yaşanırken hareketin liderleri için öncelikli bir mesele sayılıyor.

Halid Meşal’ın basında ve siyasi alanda son zamanlarda boy göstermesiyle birlikte Hamas’ın önceliklerinin değişmesinden ötürü gönderilen mesajlar önemli ve doğrudan gözüküyor. Bunun Filistin’in durumuna yansımaları olacak ve Fetih hareketi ile ilişkileri etkileyecek. Ayrıca şu anda kapsamlı Filistin uzlaşmasının rolü zayıflamış durumda. Öyle ki, Mısır ve Katar yeni siyasi düzenlemelere karışmak istemiyor ve durumun olduğu gibi devam etmesine razı geliyor.

İsrail’in tavrı

Bennett ve Lapid’in liderlik ettiği koalisyon hükümetinin istikrara ve siyasi hayata daha fazla sürdürülebilirlik kazandırmaya yönelik koşulları hazırlamaya ihtiyacı var. Bu, gelecek dönemin ana başlığı olacak ve istikrar konusundaki bahis sürdürülecek. Ayrıca istikrar mevcut hükümetin önceliklerinin en tepe noktasında yer alıyor. Zira hükümet olası kapsamlı bir değişiklik olmasından korkuyor. Çünkü Knesset’in içinde hükümet için pusuya yatanların yıllık bütçe konusu tartışılırken hükümeti devirmeye çalışma olasılığı var.

Dolayısıyla hükümetin Knesset’in içindekilerle başa çıkmak için doğrudan senaryoları var. Aynı zamanda, Filistin Hükümeti’ne açılma ve otoritenin ortak çıkarlar ve karşılıklı kazançlar stratejisine göre birlikte çalışma önerisine uyarak kendi cephesini güvence altına alma konusunda çıkarları var. Mevcut İsrail hükümetinin şu anki durumunun sloganı Filistin Hükümeti ile birlikte çalışmak. Nitekim İsrail hükümeti irtibat komiteleri ile güvenlik koordinasyon ofisleri ağı ve Filistin Hükümeti’nin önde gelen isimleri aracılığıyla kayıt dışı olarak siyasi ve güvenlik düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdi. Bu, her iki tarafta da yakınlaşma konusunda siyasi bir arzu olduğunu gösteriyor. Bu yüzden bunun siyasi sahnenin tümünün yönetilmesine yansımaları olacak ve daha fazla yakınlaşmaya zemin hazırlayacak. Böylelikle İsrail hükümeti Batı Şeria'da sükuneti sağlamaya ve Abbas’ı devirmeye değil de desteklemeye çalışacak. Ayrıca ABD yönetiminin Filistin Hükümeti’ne açılma ve varlığını destekleme önerisini takip edecek. Çünkü Hamas Hareketi’nin gelişmeler ışığında genel olarak Filistin sahasını kontrol altına almasından ve saflarındaki birçok ismin gerçek bir ulusal birlik hükümetine katılmayı reddetmesinin ışığında hareketin sahayı en tepeden yönetip Filistin Hükümeti'ne alternatif olma çabalarından endişe duyuluyor. İsrail hükümeti bunun üzerinde çalışıyor ve belirli bir siyasi ve stratejik bağlama ve kapsamlı bir vizyona göre ilerliyor.

Gelişmeler ışığında İsrail-Filistin Ortak Komitesi, Oslo Anlaşmaları’nın Paris Ekonomi Protokolü’ne göre çalışacak. Protokol, ortak komitenin her iki taraftan da eşit sayıda üyenin katılımıyla oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca her iki tarafa da protokolde yer alan bir dizi ekonomik konuda ortaya çıkan problemleri takip etmek veya tartışmak ya da turizm ve tarımsal kalkınma projeleri, veteriner gözetimi ve sanayi ile ilgili konuları ele almak üzere toplantı yapılmasını talep etme olanağı sağlıyor. Özellikle asıl anlaşma, komiteye büyük bir alan bırakıyor. Zira tüm bunların içerisinde anlaşma komitenin Filistin para biriminin piyasaya sürülme olasılığını incelemesine de imkan tanıyor.

Mevcut İsrail hükümeti, Filistin Hükümeti ile birlikte siyasi ve stratejik hesaplardan hareketle çıkarlarını kabul ettirmek istiyor. Ayrıntılarından vazgeçmek istemiyor. Özellikle Bennett ve Lapid liderliğindeki koalisyon hükümetinden bazı öne çıkan isimler, Filistin Hükümeti’nin desteklenmesi, iktidarda kalması ve Abbas’ın gitmesi durumunda ya da koltuğu için kavga edilmesi durumunda sıfır toplamlı seçeneklere gitme korkusuyla Filistin Hükümeti’nin siyasi boşlukta çalışmaya bırakılmaması çağrısında bulunuyor. Sıfır toplamlı seçeneklere gidilmesi, iki taraf arasında üst düzey güvenlik ve istihbarat temaslarının yeniden başlaması ışığında İsrail'e çok pahalıya mal olabilir. Özellikle Oslo ruhunu yeniden canlandırmanın İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) birimleri için önemli ve gerekli bir mesele haline geldiği göz önüne alınırsa Filistin Hükümeti’nin desteklenmesi önemli sonuçlara kapı aralayabilir. Ayrıca her iki tarafta istikrar sağlanması konusunda önemli sonuçlar doğurabilir ki, İsrail tarafı da Filistin Hükümeti ile ilişkilerinden bunu istiyor ve her şeyden önce ABD yönetimi ile temasların devam etmesi için ortamı sakinleştirmeye çalışıyor. Nitekim Joe Biden yönetimindeki Orta Doğu Ekibi fiili olarak uzlaşma seçeneklerine yönelmeyi, müzakere sahnesini canlandırmayı ve resmi otoriteyi desteklemeyi öneriyor. Özellikle Biden'ın bizzat, Bennett ve Lapid’in dönüşümlü olarak başbakan olacağı mevcut koalisyonun devam etmesini desteklemesinden ötürü İsrail hükümeti bu önerileri şu anki siyasi değerlendirmelerinin arasına koydu.

Beklenen senaryo

Filistin-İsrail kulislerinin arkasında neler olup bittiği konusuna gelirsek, meselenin Filistin Devlet Başkanı Abbas ve Fetih’in destekçilerinin yönelimleri ve Iştiyye’nin gözetimi altına çalışan ve farklı yönelimlere sahip hükümetteki bazı siyasi isimlerin ve güvenlik yetkililerinin yanı sıra Devlet Başkanı’nın korumaları ve güvenlik ve istihbarat servislerinin liderlerinin vizyonu ile bağlantılı olduğu göz önüne alındığında, Filistin açısından şimdiki ve gelecekteki durumunu tahmin etmek mümkün.

Öyleyse İsrail’in görüşü, Tel Aviv'in kırılgan bir istikrara değil de gerçek bir istikrara ihtiyacı olduğunu vurgulayan gerçek sahneleri esas almaya devam edecek. Bu da İsrail hükümetinin Filistin Hükümeti ile birlikte siyasi ve güvenlik alanında daha fazla yakınlaşmaya, Filistin Hükümeti’nin rolünü güçlendirmeye ve Hamas hareketi karşısında varlığını ön plana çıkarmaya çalışacağını gösteriyor. Esir takası anlaşmasının tamamlanması uzun sürerse, İsrail hükümeti belirli baskılar altında çatışmalar yürütme ve Gazze Şeridi'ni hedef alma politikasına geri dönebilir. İsrail’in böyle bir durumda açık çatışmalara ya da yeni bir savaşa girmeyeceği tahmin ediliyor. Böylece bu noktada İsrail’in hesaplarının belli bir çerçevede olduğu ve Filistin Hükümeti ile öncül bir hareketin temeli olarak siyasi ve stratejik hedefler bankasını yenilemekle ve gelişmeler ışığında başka seçeneklere başvurmamakla sınırlı olduğu görülüyor. İsrail Başbakanı’nın ilk etapta siyasi değerlendirmelerinin içine koyacağı şey bu. Başbakan yerleşimcilik ve Yahudileşme ile ilgili taşıdığı fikir ve vizyonlara ve erteleme ve Batı Şeria’da ya da Gazze Şeridi’nde Filistin tarafıyla çatışmama stratejisini takip ederken sadece Şeyh Cerrah Mahallesi’nde değil, bilakis mevcut hükümetin öncelikleri arasına konulan bütün temas bölgelerinde “transfer” planını uygulama üzerinde çalışmasına rağmen genel bir siyasi ve stratejik söylemle yetinecek. Bu, her iki tarafın siyasi arzusunun varlığına ve büyük çıkarlarına göre sınırlı daireler içinde gerçekleşen kayıt dışı görüşmeler ışığında birçok dosyayı teste tabi tutmuş olacak.

/İndependent-İsrailpost


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
Gantz: ABD
  • @israilpost
  • 16-09-2021
Gantz: ABD'nin 'B planı' varsa…