• Yükleniyor

Siyonist Siyasetteki Kilidin Anahtarı


Siyonist Siyasetteki Kilidin Anahtarı
Paylaş :


Şimdiye kadar, Başbakan Benyamin Netanyahu Haredi partileri için tek seçenek olmuştur.

İşgalci İsrail rejiminde yıllardır Benyamin Netanyahu iktidar. Aşırı Siyonist ve militarist düşünce ve eylemleri ile tanınan Netanyahu’nun siyasetteki gücü İsrail rejimindeki bölünmüşlük ve sağ/muhafazakar partilerin koalisyonuna bağlı. Şimdiye kadar zorda olsa koalisyonlarla işi götüren Netanyahu için gelecek seçim çok zor geçeceğe benziyor. Bunu bilen Netanyahu da tribünlere oynayarak, ABD başkanı Donald Trump tarafından da desteklenen Arap ülkeleri ile normalleştirme siyasetini içeren İbrahim anlaşmaları ile gündemi değiştirip güven tazeliyor.

Eski başbakanlardan Ehut Olmertin The Jarussalam Post gazetesinde yazdığı bu makaleye göre artık işler eskisi gibi kolay değil. Siyonist İsrail rejiminde, toplumunda, orduda ve siyasetteki bozulmuşluk, parçalanmışlık ve ümitsizliğin kırıntılarını bu makalede görebiliriz.

“Bir sonraki İsrail hükümetini değiştirmenin anahtarı: Haredim ile iletişim”

Şimdiye kadar, Başbakan Benyamin Netanyahu Haredi partileri için tek seçenek olmuştur.

Bir sonraki hükümetin kompozisyonunu değiştirmenin anahtarı, Haredi (ultra-Ortodoks partiler)’in hangi pozisyonda olduğuna bağlıdır.  Son yıllarda Başbakan Benyamin Netanyahu ile geliştirdikleri ittifakı güçlendirecek ve muhalefet lideri Yair Lapid ve Yesh Atid Partisini boykot etmeye devam edecekler mi, yoksa yön mü değiştirecek? 

Netanyahu, Haredi partileri, Şas ve Tevrat'ın Birleşik Yahudiliğinin desteği olmadan gelecekte koalisyon kuramayacak. Haredi partilerinin desteği olmadan hiçbir sağcı hükümet var olamaz. Bibi (Netanyahu) bunu tüm siyasi rakipleri gibi biliyor.

Gideon Sa'ar'ın seçim arenasına girişi, koltuk dağılımında belirli bir değişiklik olasılığını artırıyor. Bu değişim aşırı sağcı ve daha merkezci partiler arasında değil, sadece sağcı blok arasında gerçekleşeceğe benziyor. Bugün Siyonist İsrail rejiminde merkezci partiler yok ve Balfour Caddesi'ndeki dolandırıcıya (!) gerçek bir alternatif olabilecek değerli liderler de ortada yok. Sa'ar  başbakanlığa layık bir aday, ancak açıkça sağcı bir dünya görüşüyle özdeşleşiyor ve Netanyahu'nun aksine aslında buna inanıyor.

Eski başbakanlardan Ehud Barak, Netanyahu'ya karşı tercih edilen alternatif olarak kendini tanıtmak için girişimlerde bulunuyor. Hatta geçen hafta basına verdiği röportajda, Netanyahu'nun bir sebepten dolayı başbakan olarak görevini yerine getirememesi durumunda, siyasetin şöför koltuğunakendisinin geçip kontrolü dakikalar içinde ele geçirebilecek ve vatandaşlara güvenlik hissi verebilecek tek kişi olacağını söyleyecek kadar ileri gitti. Hiç kimse onu İsrail'in sahip olduğu en az yetkili başbakanlardan biri olduğunu unutmadığı için, kendi kendine hayranlığını dile getirdiğini duymak biraz zor. Barak -ne kadar yetenekli olursa olsun- Netanyahu'ya alternatif olarak son derece olumsuz bir aday ve kabul edilemez.

Netanyahu ile daha önce işbirliği yapan Barak, televizyon ve radyo performanslarında, İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik tehlikeli ve gülünç bir saldırı gerçekleştirme olasılığına atıfta bulunması Netanyahu hakkındaki incitici yorumlar espri olarak ortaya çıkıyor. 

İstihbarat kurumu Mossad'ın son Başkanı Meir Dagan, ABD Başkanı Barack Obama'nın yönetiminin (Savunma Bakanı Leon Panetta'ya göre) gözlerini kapatmaya ve İsrail'in İran'daki eylemleri sessizce kabul etmeye hazır olduğunu iddia ederek, Barak'ın hükümeti yanlış yönlendirdiğini ve gerçekleri de söylemediğini açıkladı.

Değişim getirmenin anahtarı, Haredi partileriyle iletişim kurma yeteneği ile başlar. Son yılların siyasi koşulları altında, Netanyahu'nun Haredim için tek seçenek olduğu ortaya çıktı. Bununla birlikte, bu seçenek kendini tüketmeye yakın. 

İçişleri Bakanı Arye ve ortakları tehlikeli ince bir ip üzerinde yürüyorlar.  Dikkatsiz bir adım atılırsa istenmeyen şeyler olabilir. Laik halk arasında Haredi topluluğuna karşı büyüyen öfke, asla tamir edilemeyen ve onarılamaz bir kopuşla sonuçlanabilecek bir tepkiyi tetikleyecektir. Haredi topluluğunun liderleri, Netanyahu'ya her konuda şantaj yapabilecek kadar ondan uzaklaştılar, ancak bu şüpheli durumun herşeyi alt/üst edecek bir çığla sonuçlanması da muhtemel.

İsrail yönetiminde Haredi partilerini siyasi ve sosyal yaşamın ana akımına geri getirmenin bir yolu var. Kısmen, Yesh Atid, Mavi ve Beyaz, Yisrael Beytenu ve Meretz partilerinin Haredi karşıtı söylemlerini tonlama ve yöneldikleri tarafta da ciddi bir değişiklik yapma kabiliyetine bağlıdır.

Haredi erkeklerinin IDF (Yahudi/Siyonist Savaş Bakanlığı)’nda hizmet etme beklentisi gerçekleşmedi ve bunun gelecekte bir noktada gerçekleşeceği konusunda da ısrar etmeye devam etmek verimsizdir. 

Birincisi, IDF şu anda değil ve büyük olasılıkla gelecekte de Haredi askerlerine ihtiyacı var. Bugünki ordu yapısı hantal, şişirilmiş ve ülkenin gerçek güvenlik ihtiyaçları için çok pahalı. IDF'de hizmet vermeyen birçok laik Siyonist/Yahudi var. Geçmişte, askerlik hizmetinden kaçınmak temel bir güven ihlali olarak kabul edilirdi. Oğullarımdan biri orduda hizmet etmemeye karar verdiğinde böyle hissettim ve hatta hayal kırıklığımı halka açık bir şekilde ifade ettim. Bugünün gerçekliği tamamen farklı ve Haredi toplumu için askerlik konusunda ısrar etmeye devam etmek anlamsız. Bu sadece bir öz-doğruluk eylemi ve eşitlik talep eden insanların maskaralığıdır.

Eski Adalet Bakanı Daniel Friedman tarafından, zorunlu IDF hizmetini yürüten vatandaşlara, topluma katkılarını telafi edecek uygun bir ücret sağlamak için ilk kez gündeme getirilen talepte yeteri kadar mantıklı taraflar var.

Bir sonraki seçime yeni bir gündem ile yaklaşmamız gerekiyor. Her şeyden önce, IDF maaşlarının yasal asgari ücret oranına yükseltilmesi gerekiyor. Askerler, hizmet yaptıkları süre içerisinde ve çaba ile orantılı bir maaş almaya başladıklarında, zorunlu IDF hizmetlerini tamamladıktan sonra sivil yaşamla yüzleşmeye daha iyi hazırlanacaklardır.

Aynı zamanda, Haredi (muhafazakar aşırı dini düşünceye sahip Yahudi topluluğu)) Yeshiva (Musevilerde dini okul)  öğrencilerinin IDF'de hizmet vermelerine gerek olmadığı gerçeğini kabul etmeliyiz. Bunun yerine, Siyonist/Yahudi parlamento Knesset'in Haredi gençliğin günde en az altı saat boyunca iki yıllık ulusal hizmet yürütmesini gerektiren bir yasa çıkarması gerekiyor. Yeniden yapılandırılan ulusal hizmet sistemi, genç Haredi erkeklerinin toplumlarına katkıda bulunabilmesi için düzeltilebilir. Bu, Haredi topluluğundaki birçok insan için yaşam kalitesinde dramatik bir değişikliğe yol açacaktır.

IDF'de görev yapan vatandaşlar da ulusal hizmet çalışmaları için parasal tazminat almalı. Askerlerin aldığı kadar değil, kendi yaşamlarını sürdürebilecek kadarı yeterli olacaktır. Bu gençlerin daha sonra Yeshiva'da çalışmak isteyip istemediklerinin seçimine izin verilmeli. Eğer yapmak istedikleri buysa, harika. Aksi takdirde, bir işte çalışmak ya da seçtikleri herhangi bir çalışmaya katılmak için ulusal hizmet saatlerini bitirdikten sonra boş zamanlarını kullanmalarına izin verilecek. Yesh Atid, Mavi ve Beyaz, Yisrael Beytenu, Meretz ve diğer partiler, genç Haredi erkeklerinin topluma katkıda bulunmalarına yönelik yaklaşımımızın ruhunu değiştirecek bir eylem planı oluşturmalıdır.

Bu format Haredi politikacıları için ideal değildir, ancak bunu kabul etmeyi düşünmeleri faydalı olacaktır. Akademik çalışmalarını daha da ilerletmek isteyen Haredi gençleri, ulusal hizmetlerinden sonraki saatlerde bunu yapmak için bol zamana sahip olacaklar. Artık IDF'ye gitmemek için bahaneler arayarak Yeshiva'da kalmalarına gerek yok.

Merkez ve sol partiler böyle bir planı formüle edecek ve taahhüt edecek kadar cesur olacaklarsa, bunun siyasi bir depreme yol açacağı da oldukça açıktır. Haredi politikacılarının oyun planlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekecek aksi halde Haredi liderliğinin istikrarını baltalayan sessiz huzursuzluğun patlaması ve taşması mümkün.

Bu değişimi gerçekleştirmenin anahtarı, Yesh Atid, Mavi ve Beyaz, Yisrael Beytenu ve Meretz'in çok uzun zamandır taahhüt ettikleri pozisyondan sapan bir pozisyon alma yeteneğidir. Bunun kolay olmayacağı kesin. Ve bu sürecin tereddüt ve gerçek ıstıraplarla dolu olacağını hayal ediyorum. Bahsettiğim bu organların her biri, siyasi sistemimizdeki durgunluğunun üstesinden gelmeye büyük katkıda bulunan önemli değişiklikler yaptı. Cesaret ve iç eleştirilerle başa çıkma yeteneği, önceliklerini yeniden tanımlamaya hazır olma ve her şeyden çok İsrail yönetiminin geleceği için neyin daha önemli ve neyin daha az önemli olduğunu anlamaya hazır olma zamanı geldi. 

Asıl amaç, faşizmin tohumlarının demokrasimize zarar vermesini engellemektir. Eğer Haredi toplumu ile barışı sağlamak ve bu toplumla olan ilişkimizin paradigmasını değiştirmek için ödememiz gereken bedel buysa, o zaman öyle olsun.

Bu ulaşılabilir bir hedef, sadece öneriyi masaya getirmek için cesarete ihtiyacımız var. Gerisi kaçınılmazdır.

 

Ehut Olmert, işgalci İsrail rejiminde 12. Başbakan olarak görev yaptı.

 

//Tercüme ve analiz Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Siyonistlerin Rusya İlişkisi
  • @israilpost
  • 23-10-2021
Siyonistlerin Rusya İlişkisi
ABD, Türkiye
  • @israilpost
  • 23-10-2021
ABD, Türkiye'yi Gözden Çıkardı