• Yükleniyor

Temmuz Savaşı İle Direniş Dengeyi Sağladı


Temmuz Savaşı İle Direniş Dengeyi Sağladı
Paylaş :


Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan direniş cephesinin İsrail’e karşı 33 günlük savaşta ulaştığı zaferin 15'inci yıldönümünde önemli açıklamalarda bulundu.

Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan direniş cephesinin İsrail’e karşı 33 günlük savaşta ulaştığı zaferin 15'inci yıldönümü münasebetiyle canlı yayında kamuoyuna seslendi

Nasrallah, 2006 yılında Hizbullah Hareketi ile Siyonist İsrail arasında çıkan savaşa değinerek, "Temmuz Savaşı'nda elde edilen zaferin yıldönümünde, herkesin en önemli sorumluluğu bu savaşın kazanımlarını korumaktır. Bu kazanımlar ve denklemler, müzakere masasında değil, büyük fedakarlıklarla elde edildi." dedi.

Hasan Nasrallah, "Bu kazanımlar son yıllarda korundu ve Filistinlilerin Kudüs'ün Kılıcı Savaşı'nda rejime karşı kahramanca savaşmasıyla yeni bir aşamaya girdi. Temmuz Savaşı'nın en önemli başarısı, direnişin tarihi ve stratejik bir kazanımı olarak caydırıcı bir dengenin kurulmasıydı." ifadesini kullandı.

2006'dan sonra Siyonist düşmanın asıl endişesinin direnişin sahip olduğu silahlar ve bu yönde kaydettiği ilerlemeler olduğunu söyleyen Nasraullah, Siyonist Rejim'in direniş güçleriyle karşı karşıya gelmekten korktuğu için son 15 yılda Lübnan'na yönelik hava saldırısı gerçekleştirmediğini kaydetti.

Hasan Nasrallah, Lübnan'ın güneyindeki son gelişmeleri değerlendirerek, "Direnişin füze gücü arttı, geçtiğimiz günlerdeki olaylar son 15 yılda yaşanmadığı için çok önemli bir gelişmeydi." açıklamasında bulundu.

 

Hizbullah'la bir savaşa girmenin yansımalarından korktuğu için İsrail'in 15 yıldan beri Lübnan'a hava saldırısı düzenlemediğini öne süren Nasrallah, "Temmuz 2006 Savaşı düşman İsrail'le caydırıcı bir denge oluşturdu." dedi.

İsrail'in birkaç gün önce Lübnan'ın güneyine düzenlediği hava saldırısını "çok tehlikeli bir gelişme" olarak nitelendiren Nasrallah, Hizbullah'ın dün İsrail'e yaptığı füze saldırısının 15 yıl aradan sonra İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik hava saldırılarına karşılık olarak düzenlendiğini söyledi.

"İsrail hava saldırılarına karşı gecikseydik bir değeri kalmazdı" diyen Nasrallah, şunları belirtti:

"Şeba Çiftliklerini tercih ettik çünkü oralar sivillerin olmadığı askeri bölgelerdir. Saldırıyı gündüz yapmayı tercih ettik. İsrail hava saldırılarına verdiğimiz karşılığın sorumluluğunu resmi olarak üstlendik. Bizim açık alanları bombaladılar, bizler de açık alanları hedef aldık. Dünkü eylemin hedefi, ülkemizi korumak için çatışma kurallarını belirlemekti."

Nasrallah, İsrail'in saldırılarına ülkeyi korumak için en uygun karşılığı vereceklerine işaret etti.

İsraillilerin, Lübnan'da Hizbullah'a yönelik iç bölünmelere bel bağlamamaları gerektiğini savunan Nasrallah, İsrail'e hitaben şunları söyledi:

"Lübnan'ın içinde durumlar ne olursa olsun bizim birinci önceliğimiz ülkemizi ve halkımızı korumaktır. Bombalarsanız bizler de bombalarız. Hizbullah'ın iç krizlerle meşgul olduğunu düşünmeyin."

İsrail'e füze saldırısı düzenleyen Hizbullah mensuplarının bölge sakinlerinin tepkisiyle karşılaşmasına da değinen Nasrallah, askeri ve coğrafi koşullar nedeniyle Şii bölgelerinden fırlatamadıkları füzeleri Şuveyya'dan attıklarını ileri sürdü.

Hizbullah mensuplarının yakalanarak tepkilerle karşılaştığı Şuveyya beldesi sakinleri ile veya Dürzilerle bir sorunları olmadıklarını dile getiren Nasrallah, füze fırlatan Hizbullah mensuplarını darbetmeye kalkışanlar hakkında soruşturma başlatılması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlamanın soruşturmasına da değinen Nasrallah, "Soruşturmaya katkı sunan tüm kesimler, Beyrut Limanı'nda silah veya mühimmatların olmadığı sonuca vardı. Hizbullah'ı Beyrut Limanı'nda amonyum nitratı stoklamakla suçlamaktan daha komik ve çirkin bir şey olabilir mi?" ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Lübnan Hizbullahı, 6 Ağustos'ta İsrail ordusunun önceki gün Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılara karşılık olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.

İsrail ordusu da söz konusu eyleme karşılık Lübnan'daki bazı hedefleri topçu ateşiyle vurduğunu bildirmişti.

İki ülkenin sınır hattında konuşlu Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü ise "Durum çok tehlikeli. Tüm tarafları ateşkese teşvik ediyoruz." açıklaması yapmıştı.

Lübnan'dan İsrail tarafına 4 Ağustos'ta da 3 roket atılmış, İsrail ordusu buna karşılık topçu atışları ve hava bombardımanıyla Lübnan'daki bazı bölgeleri vurmuştu.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın konuşmasından satır başları:

"Bu son 15 yılda Lübnan'a neden İsrail saldırısı olmadı? Uluslararası hukuka mı uyuyorlar, yoksa bu onların ahlaki ilkeleri mi? İsrailli düşmanı Lübnan'ı işgal etmekten alıkoyan şey, Lübnan'daki direniş korkusu ve büyük bir çatışma korkusudur. 

Son 15 yılda İsrail'in Lübnan'a bir saldırısı kaydedilmedi. Adil olun ve mantıklı düşünün. İsrail'in 15 yıldır Lübnan'a yeni bir saldırı başlatmasını direniş ekseni dışında kim ve ne engelliyor?

Düşman direnişle tam kapsamlı bir çatışmanın sonuçlarından korkmakla kalmıyor, varoluşsal kaygıları da var. Şimdi Siyonist rejimdeki herkes kendi varoluşsal korkularından bahsediyor, bu yüzden yapacakları saldırıların sonuçlarından korkuyorlar. 

Düşman, bu 15 yılda direnişle bağlantılı olarak azami ve asgari hedeflerinde başarısız oldu. Direnişin yükselmesini engellemek istedi ama başaramadı. Düşman bugün, dünden daha endişeli. 

2006'dan bu yana İsrail'in asıl meselesi, direnişin silahı oldu. Lübnan'daki bazı gruplar da bilerek veya bilmeyerek, düşmanın direnişi silahsızlandırma hedefine katkıda bulunuyorlar. Birkaç gün önce olanlar, 15 yıldır olmayan tehlikeli bir gelişmeydi.

Perşembe günü kimliği belirsiz füzeler ateşlendi. Konuyu ordunun halletmesine bıraktık. Ama İsrail gece yarısı güneyin bazı kesimlerine saldırdı. Düşman, boş alanları vurduğunu ve cevap verilmeyeceğini düşündüğünü belirtti. Ancak bunun bir cevaba ihtiyacı vardı. 

Düşman saldırısı boş alana olduğu için tepkimiz benzerdi. Gecenin bir yarısı insanları korkutmamak için düşmanın aksine biz operasyonumuzu gündüz gerçekleştirdik. Düşmana diyoruz ki, her saldırıya uygun şekilde cevap verilecektir. Düşman, Lübnan'daki iç sorunlara güvenmemelidir. 

Biz savaş aramıyoruz ama hazırız, korkmuyoruz. Düşmanın en aptalca kararı, Lübnan'a savaş açmaya karar vermesidir. 

Bazı cevaplar önemlidir ve bazıları da zaman alır. Ali Muhsin şehit olunca, intikam alınacağını ve düşmanın bir süre bekleyeceğini söyledik. Düşman sınırda bir kilometre derinliğe kadar geri çekildi. Hizbullah'ın iki şehidinin intikam davası devam ediyor. Bu hesap hala açık."

 

/İsrailpost

 


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
Gantz: ABD
  • @israilpost
  • 16-09-2021
Gantz: ABD'nin 'B planı' varsa…