• Yükleniyor

İntifada ve Direniş


İntifada ve Direniş
Paylaş :


Filistin'de İsrail işgaline karşı başlayan Birinci İntifada'nın üzerinden 34 yıl geçti

Siyonist rejim İsrail işgaline karşı 9 Aralık 1987'de başlayan Birinci İntifada'nın 34. yılında Filistinlilerin maruz kaldığı acılar hala canlılığını korurken, söz konusu olay, Filistin davasının en önemli aşamalarından biri olarak kabul ediliyor.

Filistinli uzmanlar, Birinci İntifada'yı ortaya çıkaran toplumsal ve siyasi konjonktüre dikkati çekerek, mevcut ortamın yeni bir intifadayı kucaklamaya hazır olmadığını ifade etti.

Filistin'de bir İsraillinin 8 Aralık 1987'de kamyonetini Filistinli işçilerin üzerine sürerek 4 kişiyi öldürmesi üzerine patlak veren ve Gazze'de bu olayı protesto eden göstericilerin üzerine ateş açılmasıyla daha da hız kazanan gösteriler, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün çeşitli bölgelerinde de benzer saldırıların yaşanması sonrası İsrail işgaline karşı kitlesel bir halk ayaklanmasına dönüştü.

"Birinci İntifada" adı verilen bu ayaklanmalar, tarihe taş atan Filistinli çocukların ellerini yine bu taşlarla kıran İsrail askerlerine ait görüntüler nedeniyle "Taş İntifadası" olarak da geçti.

"İşgalci İsrail büyük şaşkınlık yaşadı"

Gazze'deki El-Ezher Üniversitesi Siyaset Bilgiler Profesörü Teysir Muhaysin, Birinci İntifada öncesinde Filistin'deki İslami grupların toplumda yoğun bir dayanışma içinde olduğunu belirterek, söz konusu ayaklanmanın yıllarca devam edebilmesinde bu dayanışmanın önemli bir rol oynadığını anlattı.

Filistinli akademisyen, "İşgalci İsrail, 8 Aralık 1987'de patlak veren Birinci İntifada'nın bu şekilde organize, hazırlıklı, kontrollü ve yoğun katılımlı şekilde gerçekleşmesi karşısında büyük şaşkınlık yaşadı." dedi.

Muhaysin, "Bölgedeki İslami hareketler, Birinci İntifada sırasında büyük bir iş başardı." ifadesini kullandı.

"Filistin'deki siyasi ortam yeni bir intifadayı kucaklamaya hazır değil"

Filistinli yazar ve siyasi analist Mustafa İbrahim ise bölgenin yeni bir intifadaya hazır olmadığını söyledi.

Filistin'deki bölünmüşlüğe işaret eden İbrahim, "Filistin'deki mevcut siyasi ortam yeni bir intifadayı kucaklamaya hazır değil." diye konuştu.

Gazze Şeridi'nin İsrail sınırında 30 Mart 2018'den bu yana devam eden "Büyük Dönüş Yürüyüşü" eylemlerinin yeni bir intifadaya dönüşüp dönüşemeyeceği tartışmalarına ilişkin ise İbrahim, "Bir intifadadan söz edebilmek için büyük ve güçlü örgütler tarafından gerçekleştirilen sağlam bir organizeye ihtiyaç var. Dolayısıyla bu gösteriler için yeni bir intifada tanımlaması yapmak şu an için doğru değil." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail işgaline karşı 1987'de Filistin halkının başlattığı "Birinci İntifada", Ağustos 1993'te Filistin Özerk Yönetimi'nin kabul edildiği Oslo Anlaşması'nın imzalanmasıyla sona ermişti.

Eski İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un tartışmalı Mescid-i Aksa ziyaretinin ardından Eylül 2000'de başlayan "İkinci İntifada" ise, Şubat 2005'te Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Şaron arasında varılan ateşkes anlaşmasıyla son bulmuştu.

Gazze Şeridi'nde 1987'de patlak veren daha sonra tüm Filistin topraklarına yayılan ve 1993'e kadar devam eden İntifada sürecinde Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas sahaya çıkarken, süreç Filistin Kurtuluş Örgütünün (FKÖ) İsrail'le anlaşmasıyla birlikte Filistin Ulusal Yönetimi’nin kurulmasıyla sona erdi.

ABD başta olmak üzere İsrail ve Batılı ülkeler tarafından, Filistin halkının tanınması ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi'nde Filistin Ulusal Yönetimi adlı özerk yapının kurulması İntifada'nın başarılarından biri sayılıyor.

Filistin yönetiminin esasları üzerinde kurulduğu Oslo Anlaşması, İsrail’in 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilmesini ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngörüyordu. İsrail ise bu anlaşmaya uymaktan kaçındı.

İsrail'in Filistin topraklarını işgalden vazgeçmemesi ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasını reddetmesi, 2000 yılının sonlarında İkinci İntifada'nın (El-Aksa İntifadası) başlamasına neden oldu ve İntifada 2005 yılına kadar sürdü.

Taş İntifadası

Tarihi Filistin topraklarında 1948’de başlayan ve 1967’deki 6 Gün Savaşı ile yayılan işgal, 1987’ye kadar bu durumu pekiştirme süreci ve Filistinlilere yönelik artan baskıyla Filistin halkının ilk defa bir bütün olarak İsrail’e karşı sivil direniş başlatmasına neden oldu.

İsrailli bir kamyon şoförünün 8 Aralık 1987'de Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun (Erez) kontrol noktasında aracını Filistinli işçilerin üzerine sürerek 4 kişiyi öldürmesi Taş İntifadası olarak isimlendirilen Birinci İntifada'nın fitilini ateşledi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda olayı protesto eden Filistinliler ve İsrail güçleri arasında 9 Aralık 1987'de "kanlı" çatışmalar başladı ve daha sonra olaylar Gazze Şeridi ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ün çeşitli bölgelerine yayıldı.

Tarihçilere göre, İsrail'in Filistinlilere yönelik "topraklarına el koyma, Yahudi yerleşim yerleri inşa etme, vergi toplama, tutuklama ve abluka" gibi ihlalleri bu gösterilerin patlak vermesi için güçlü bir etken oldu.

Filistinliler protestolarda sadece taş kullanmasına rağmen İsrail buna aşırı güç kullanarak karşılık verdi ve göstericilere ateş ederek 1000'den fazla kişinin ölümüne, on binlerce kişinin yaralanmasına neden oldu.

İsrail ayrıca, "kemik kırma" olarak bilinen bir politikayı da benimsedi. Dönemin Savunma Bakanı İzak Rabin'in kararını uygulayan İsrail askerleri, taş atan çok sayıda Filistinlinin kol ve bacaklarını sopalarla vurarak kırdı.

Filistinlilerin talepleri

Başkenti Kudüs olan bağımsız, egemen bir Filistin devleti kurarak kaderlerini tayin etme hakkını talep eden Filistinliler, İsrail’in 1967’den itibaren işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te inşa ettiği tüm Yahudi yerleşim birimlerinin de boşaltılmasını istiyordu.

Birinci İntifada'nın en önemli taleplerinden biri de İsrail’in kuruluş sürecinde zorunlu göçe tabi tutulan ve ayrıca 1967’de mülteci konumuna düşen, içerideki ve dışarıdaki tüm Filistinli mültecilerin kendi topraklarına koşulsuz dönüşlerinin sağlanmasıydı.

İsrail ekonomisinden ayrılarak bağımsız bir ekonomi oluşturabilmesi için Filistin ekonomisinin güçlendirilmesi talebinin de yükseldiği İntifada sürecinde, İsrail cezaevlerindeki Filistinli ve diğer Arap tutukluların serbest bırakılması da istendi.

Hamas sahaya çıktı

Birinci İntifada'nın en önemli yapı taşlarından biri de Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın silahlı direnişle Filistin sahasında yer alması oldu.

Filistin'de İsrail işgaline karşı silahlı ve siyasi mücadele veren en büyük İslami hareket konumundaki Hamas, 1987'de Şeyh Ahmed Yasin liderliğinde kuruldu.

Gazze Şeridi’nde başlayan ve işgal altındaki Doğu Kudüs ile Batı Şeria’ya sıçrayan İntifada sürecinde, FKÖ ve bünyesindeki Fetih Hareketi'nin, Filistinliler nezdindeki itibarı sarsılırken, Hamas ile İslami Cihad Hareketi'nin yıldızı parlamaya başladı.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan Cemaati) mensubu Şeyh Ahmed Yasin, Abdülaziz er-Rantisi ve Mahmud ez-Zahhar gibi isimlerin öncülüğünde faaliyetlerine başlayan Hamas, bünyesine kuruluşu 1984’e kadar uzanan İzzeddin el-Kassam Tugaylarını silahlı kanat olarak kattı.

Resmi verilere göre "Taş İntifadası" sırasında İsrail'in saldırıları sonucu 241'i çocuk 1162 Filistinli hayatını kaybederken, yaklaşık 90 bin kişi yaralandı.

İsrail ile FKÖ arasında 1993 yılında Oslo Anlaşması'nın imzalanmasıyla sona eren intifada 6 yıl sürdü.

 

/AA-İsrailpost-Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

"Ben bir katildim, esir almazdım"
  • @israilpost
  • 22-01-2022
"Ben bir katildim, esir almazdım"
1.500 Filistinli katledildi
  • @israilpost
  • 18-01-2022
1.500 Filistinli katledildi
Oyunun Efendisi
  • @israilpost
  • 18-12-2021
Oyunun Efendisi
İntifada ve Direniş
  • @israilpost
  • 09-12-2021
İntifada ve Direniş