• Yükleniyor

ABD-Siyonist İsrail İşbirliği ve Nükleer Müzakereler


ABD-Siyonist İsrail İşbirliği ve Nükleer Müzakereler
Paylaş :


Siyonist rejim İsrail, yaptırım uzmanlarını geçmiş politikalardan keskin bir şekilde uzaklaştırarak Washington'a gönderiyor, İran ise ABD'nin yaptırımları kaldırmasından bahsediyor.

ABD, yeni İsrail hükümetiyle konumu hakkında daha fazla konuşmak için İran'la dolaylı nükleer müzakereler arasındaki süreyi uzatmaya çalışıyor.

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin müzakereleri hakkında bilgi sahibi bir kaynağa göre; Washington 2015 İran nükleer anlaşmasına geri dönmeyi ve İsrail ile daha iyi işbirliği yapmak için müzakereleri ertelenmeye değer olduğunu düşünüyor.

Yeni İsrail hükümeti, Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın İran'ın nükleer programı üzerindeki sınırlamalarını daha iyi uygulama yollarını tartışmak üzere Washington'a uzmanlar göndermeyi planlıyor; bu da ABD'nin anlaşmaya geri dönmesi durumunda bazılarının kaldırılacağı yaptırımlar hakkında görüşmek ve müzakere amaçlı olacak.

Bu, eski Başbakan Benyamin Netanyahu'nun politikasından keskin bir şekilde ayrılış ve farklılığı ifade ediyor. Çünkü Netanyahu, Biden yönetiminin JCPOA'ya yeniden girme planıyla ilgili herhangi bir diyaloğu engellemişti.

Kelman Çatışma-Dönüşüm Enstitüsü'nün Ortadoğu Program Direktörü Ofer Zalzberg, "Washington'daki anlam, Netanyahu sonrası İsrail'in ... güçlü bir anlaşma yoluyla İran nükleer silahını önlemek istediğidir.”

Zalzberg: ”ABD, İsrail ile bu konuda işbirliği ilişkilerine hevesli olsa da, İsrail'in yeni hükümeti ile diyalog için zaman ayırmak ve dolayısıyla İran'la müzakereleri geciktirme taraftarı. Muhtemelen İran'a daha zorlu pozisyonlar vererek süre kazanma peşinde.”

Dışişleri Bakanı Yair Lapid, ABD ile İran arasında 2015 nükleer anlaşmasına geri dönme konusundaki dolaylı müzakerelerin altıncı turunun Pazar günü sona ermesinden bir hafta sonra Pazar günü Roma'da ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile görüşmeyi planlıyor.

Yeni İsrail hükümeti, İran'ın nükleer tehdidiyle nasıl başa çıkmayı planladığı ve ABD'nin nükleer anlaşma olarak adlandırılan ortak kapsamlı eylem planına geri dönme olasılığı hakkında bir politika incelemesi yürütüyor.

Lapid'in Blinken'e sorması beklenen bir soru, Blinken'in defalarca söylediği gibi “daha uzun ve daha güçlü” bir JCPOA arayarak ne demek istediğidir.

Ziyaret, Lapid'in Dışişleri Bakanı olarak ilk toplantısı ve yeni hükümetin yemin etmesinden tam iki hafta sonra yeni İsrail hükümeti üyeleri ile ABD yeni Başkanı Joe Biden'in kabinesi arasındaki ilk toplantı olacak. Blinken ve Lapid o zamandan beri iki kez konuştular ve mümkün olan en kısa sürede şahsen buluşmaya çalıştılar. Toplantı Roma'da gerçekleşecek, çünkü Lapid Başbakan Naftali Bennett'i sahneye çıkarmak ve Washington'a gidiş için seyahatine bahane vermek istemiyor.

İran, Lapid ve Blinken'in tartışmayı planladığı bir dizi konudan biri. Bir diğeri ise ABD'nin Kudüs'teki Filistinlilere konsolosluk açma planı.

İsrail askeri Kuvvetleri (IDF) Komutanı General Aviv Kohavi, Washington’a İran’ın saldırganlık ve nükleer emelleri olduğunu ve İran'ın nükleer kapasitesinin engellenmesi için de çeşitli yollar sundu. IDF sözcüsüne göre; ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve diğer üst düzey yetkililerle Kohavi, bölgesel sorunları tartışmak için bir araya geldi.

ABD’de temaslarda bulunan Kohavi'nin CIA Direktörü William Burns ve Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines ile de görüşmesi bekleniyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani görev süresinin bitimine az bir süre kala Viyana’daki görüşmelere değinerek, İran’ın temel siyasetini tekrar etti.

Ruhani'nin atadığı Nükleer görüşmeler ile yetkili İranlı Mahmud Vaizi, İran devlet medyasına yaptığı açıklamaya göre; “[eski ABD Başkanı Donald] Trump tarafından uygulanan tüm sigorta, petrol ve nakliye yaptırımlarını kaldırmak için bir anlaşmaya varıldı" dedi.

ABD tarafından insan hakları ihlalleri için yaptırım uygulanan İran Yargı Başkanı İbrahim Raisi, geçtiğimiz hafta İran cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı. Raisi, Ağustos ayında Ruhani'nin yerini alacak.

Vaezi’nin açıklamasına göre; ABD bazı üst düzey İranlıları kara listeden çıkarmayı kabul etti.

"Anlaşma kapsamında yaklaşık 1.040 Trump dönemi yaptırımı kaldırılacak. Ayrıca, dini liderin yakın çevresindeki bireylere yönelik bazı yaptırımların kaldırılması da kabul edildi."

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas Çarşamba günü yaptığı açıklamada, müzakerelerin sonuçlanmasından çok uzak olduğunu söyleyen diğer Batılı müzakereciler gibi, Tahran ve müzakere taraflarının önemli engellerin üstesinden gelmek zorunda olduklarını söyledi.

Maas, Blinken ile ortak bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, “ilerleme kaydediyoruz, ancak hala aşılması gereken bazı sorunlar-zorluklar var" dedi. 

Maas, Batı'nın amansız bir eleştirmeni olan Raisi'nin seçilmesinden sonra bile taraflar arasında bir anlaşmanın mümkün olduğunu söyledi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Pazar günü yaptığı açıklamada, yaptırımlar ve İran'ın anlaşmayı kurtarmak için yapması gereken nükleer taahhütler de dahil olmak üzere hala “seyahat etmek için adil bir mesafe” olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Vaezi'nin sözlerine yanıt olarak, "ABD'nin JCPOA hedefine uyum sağlamak için karşılıklı bir geri dönüş elde etmek için atması gereken yaptırımlarla ilgili adımların kesin doğası ve sırasının müzakerelerin bir konusu olduğunu söyledi. Dediğimiz gibi, bu uzun bir yol olmuştur. JCPOA ile karşılıklı uyumluluğa nasıl geri dönebileceğimize dair bir anlayışın ana hatlarını tanımlamaya yönelik ilerleme kaydetmeye devam ettik. Bu karmaşık müzakerelerde, müzakerecilerin temel sorunları yakalama, konular üzerinde anlaşmaya varılmadan taslak metinler üzerinde çalışılmalı.”

Bazı İranlı yetkililer, Tahran'ın Raisi göreve başlamadan önce yeni Cumhurbaşkanına temiz bir sayfa vermek ve daha sonra sorunlar ortaya çıkarsa suçlamadan kaçınmak için bir anlaşmayı tercih edebileceğini öne sürdüler.

Biden yönetimi anlaşmayı yeniden kurmayı amaçlıyor, ancak taraflar hangi adımların atılması gerektiği ve karşılıklı şüpheleri ne zaman etkisiz hale getirecekleri ve tam uyumu sağlayacakları konusunda hemfikir değiller.

İran, 2015 yılında uluslararası yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer silahlara olası bir yol olan uranyum zenginleştirme programını sınırlamayı kabul etti. Nükleer programdaki sınırlamalar, orijinal anlaşma uyarınca 2030'te sona erecek.

Trump, anlaşmayı üç yıl sonra İran'ın lehine kusurlu olarak nitelendirerek terk etti ve İran ekonomisine zarar veren sert yaptırımları yeniden uyguladı.

Tahran, bu harekete uranyum zenginleştirme sınırlarını ihlal ederek ve uranyum çubukları geliştirmeye başlayarak cevap verdi.

 

/The Jarusalem Post-İsrailpost

/Tercüme ve edit: Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Cenin İkinci Bir Gazze mi Olacak?
  • @israilpost
  • 18-09-2021
Cenin İkinci Bir Gazze mi Olacak?
Siyonistler Fitne Peşinde!
  • @israilpost
  • 18-09-2021
Siyonistler Fitne Peşinde!
Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar