• Yükleniyor

ABD Diken Üstünde


ABD Diken Üstünde
Paylaş :


ABD, İran nükleer gücünün babası Muhsin Fahrizade'nin başkent Tahran yakınlarında suikast ile öldürülmesinden sonra ve Irak’ın başkenti Bağdat’ta füzeli bir suikaste uğrayan İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Kasım Süleymani'nin ölüm yıldönümünden önce bölgedeki gerginliğin artmasıyla Amerikan askeri kuvvetleri karşıtı belirsiz bazı şüpheli 'hazırlıklar' yapıldığı düşüncesinde.

ABD, İran nükleer gücünün babası Muhsin Fahrizade'nin başkent Tahran yakınlarında suikast ile öldürülmesinden sonra ve Irak’ın başkenti Bağdat’ta füzeli bir suikaste uğrayan İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Kasım Süleymani'nin ölüm yıldönümünden önce bölgedeki gerginliğin artmasıyla Amerikan askeri kuvvetleri karşıtı belirsiz bazı şüpheli 'hazırlıklar' yapıldığı düşüncesinde.

İsrail rejiminin Siyonist medyasından The Times of İsrael’de yer alan bir habere ve ABD medya kuruluşu CNN‘in yaptığı açıklamaya göre, Irak'taki İran destekli milisler, Tahran'ın geçen ay nükleer şefi Muhsin Fahrizade ve üst düzey general Kasım Süleymani'nin öldürülmelerinin intikamını almak için bir saldırı hazırlayabileceği endişelerini dile getiren “artan bir hazırlık seviyesi” olduğu açıklandı.

Habere konu olan raporda, son günlerde yapılan hazırlıkların “endişe verici” olduğunu söyleyen ve tüm bölgesel istihbarata aşina olan Pentagon yetkililerine atıfta bulunularak, ancak ABD askerlerine veya Irak'taki ABD diplomatik sitelerine saldırmak için bir karar verildiğine dair özel bir işaret olmadığı belirtiliyor.

Yetkililer, istihbaratın hassas doğası nedeniyle silahlı direniş güçlerinin manevra özelliklerini tartışmadılar.

İran destekli silahlı askeri güçler, ABD ve Irak birliklerinin dayandığı Irak'taki tesislerin yakınında rutin olarak roket fırlatıyor ve yetkililer daha büyük, daha ölümcül bir saldırı konusunda endişeleniyorlar.

Raporda ayrıca, İran'ın savunma sistemlerini kıyı bölgelerine taşıdığı ve ABD’li yetkililer suikastler sonrasında sistemin “sarsıldığı” ayrıca, İsrail veya ABD askeri saldırısından ciddi manada çekindiği belirtiliyor.

Washington'un, ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresi sona erdiğinde ve Süleymani'nin öldürülmesinin 3 Ocak tarihindeki yıldönümünde, İran, ABD veya İsrail'in silahlı çatışmayı riske atabileceği bir hata veya yanlış hesaplama ile durumun kontrolden çıkacağından çekindiğini söyledi.

İslam Cumhuriyeti'nin, yeni ABD Başkanı Joe Biden'in 20 Ocak ‘ta göreve başlamasından sonra, nükleer konuları yeni yönetimle müzakere etmek için beklemeyi tercih edebileceği de belirtiliyor.

Bağdat Havaalanı yakınlarında Süleymani'yi öldüren ABD hava saldırısı, Iraklı direniş güçlerinin üst düzey liderini de öldürmüştü.

İran, Tahran yakınlarındaki Fahrizade suikastı için İsrail'i suçladı, ancak Siyonist/Yahudi devleti bu konuda suskun kalmayı tercih ederek, suikastı resmen üstlenmedi. Daha önce İranlı nükleer bilim adamlarının öldürülmesinden de İsrail’den şüpheleniliyor ve hatta bazı suikastler de İran yönetiminin açıklamasına göre kesin olarak İsrail kaynaklı.

Rapor, iki Amerikan bombardıman uçağının ABD'den kalkmasından ve perşembe günü Ortadoğu'da Fars Körfezi yakınlarında uçmasından sonra geldi ve ABD yetkililerinin İran'a doğrudan bir caydırıcılık mesajı olduğu söyleniyor.

İki büyük B-52H Stratofortress bombardıman uçağının bölgeye uçması, bir aydan kısa bir sürede bu tür ikinci görev oluyor, Trump yönetiminin Irak ve Afganistan'dan binlerce asker çekmesine rağmen, Amerika'nın Ortadoğu'ya olan bağlılığını vurgulamak için tasarlandığı belirtiliyor.

Hem geleneksel hem de nükleer silah taşıyabilen uzun menzilli ağır bombardıman uçakları, zorlu bir riskli bir görev ve Ortadoğu'da  diğer Amerikan savaş uçakları gibi daha küçük savaş uçaklarından dahanadir uçmaktadır. Düşmanlar genellikle bölgelerindeki bombardıman uçuşlarından şikayet ederler ve onları kışkırtıcı bir güç gösterisi olarak görürler.

Körfez'deki USS Nimitz uçak gemisi görev grubunun yaklaşmakta olan görevinin sonlandırılması ile diğer üs ve bölgelerdeki asker indirimleri, Müttefiklerin ABD'nin bölgeyi terk ettiği yönündeki endişelerini körükledi. Bu endişeler, İran'ın Fahrizade suikastına misilleme olarak ABD'ye veya müttefiklerine saldırabileceği korkusuyla daha da kötüleşiyor.

USS Nimitz ve görev grubundaki diğer üç savaş gemisinin yıl sonuna kadar eve gitmesi planlanmıştı, ancak bölgede tutuldular ve son görev hareketinde yeni bir zaman çizelgesi verilmedi. Ancak yetkililer, gemilerin geri dönüşüne karar verilmediğini ve Körfez bölgesindeki ek sürenin açık olduğunu açıkça belirttiler.

Pentagon geçen ay yaptığı açıklamada, ABD'nin Ocak ayı ortasına kadar Irak ve Afganistan'daki asker seviyelerini düşüreceğini ve kararın Trump'ın Amerika'nın uzun savaşlarından eve güç getirme taahhüdünü yerine getirdiğini iddia etti.

ABD, Afganistan'daki asker sayısını 4.500'den 2.500'e ve Irak'ta 3.000'den 2.500'e düşürecek.

/Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar