• Yükleniyor

Rüşvetin Böylesi 'Pes...' Dedirtti!


Rüşvetin Böylesi 'Pes...' Dedirtti!
Paylaş :


İşgalci rejim İsrail medyası, hükümetin bazı ülkelere büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımaları karşılığında Kovid-19 aşısı vermeyi planladığını duyurdu.

İşgalci rejim İsrail medyası, hükümetin ülkelere büyükelçiliklerini Kudüs'e taşımaları karşılığında Kovid-19 aşısı vermeyi planladığını duyurdu.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşunun (KAN) haberine göre; Honduras, yakın zamanda Siyonist rejim İsrail stoklarından 5 bin Kovid-19 aşısı alacak.

Haberde, adını vermek istemeyen bir kaynağın Honduras'tan bir uçağın aşıları almak için yakında geleceğini, yine benzeri şekilde Guatemala ve Çekya'nın da bir miktar aşı alacağını ilettiği belirtildi.

Aynı kaynak, Guatemala'nın ABD'den sonra büyükelçiliğini Kudüs'te açan ikinci ülke olduğunu hatırlatarak Honduras ve Çekya'nın da benzeri adımları atacağı konusunda söz verdiklerini vurguladı.

İşgalci rejimin Savunma Bakanı Benny Gantz ise Başbakan Benyamin Netanyahu'nun böyle bir adım atmasını gayrimeşru bir iş olarak niteledi.

Gantz Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Gerçek şu ki Netanyahu, İsrail vatandaşlarının ödediği vergilerle alınan aşılar üzerinden hesapsız bir ticaret yapıyor, belli ki kendisi bir devleti değil, bir krallığı yönettiğini sanıyor" ifadelerini kullandı.

Böyle bir adımın hükümet tarafından tartışılarak onaylanması gerektiğine işaret eden Gantz, "Ancak güvenlik, politik ya da sağlık konusunda zorunlu bir durum böyle bir adım atmaya gerekçe olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu'nun basın ofisinden yapılan yazılı açıklamada ise geçen aydan bu yana kullanılmayan sınırlı miktarda aşı biriktiği, dolayısıyla Filistin'e tıbbi ekipman ve İsrail'e başvuran birkaç ülkeye de sembolik miktarlarda aşı sağlanacağı iddiasında bulunulmuştu.

Geçtiğimiz hafta Suriye ile yapılan esir takasında da yine aşı konusu gündeme gelmişti.

Şam yönetimi ile yapılan esir takası anlaşmasında "gizli bir madde" olduğu bildirilmişti. Verilen bilgilere göre işgalci rejim İsrail, Rusya'nın arabuluculuğunda iki ülke arasında imzalanan anlaşma doğrultusunda iade edilen Yahudi vatandaşın serbest bırakılması karşılığında Suriye'ye "ek bir bedel" teklif etti. Söz konusu madde İsrail medyasında ve siyasi çevrelerde fırtına etkisi yarattı. Medyaya karartma ve sıkı askeri sansür getirilse de kaynaklar söz konusu maddeyi Kovid-19 aşıları ile ilişkilendirdi. Suriye'nin aşıya ihtiyacı olduğunu ve İsrail'in aşı fazlası bulunduğunu belirten kaynaklar daha fazla ayrıntı vermediler.

İsrail ordusunun ayrıntılarının yayınlanmasını engellemek için getirdiği engel nedeniyle medya konuyla ilgili imalarda bulunmakla yetindi. Siyonist rejim İsrail resmi televizyon kanalı Kan harbinde şu ifadelere yer verdi:

“İsrail hükümeti geçen çarşamba akşamı Suriyelilere ek bedel ödenmesini oybirliğiyle onayladı. Diğer Suriyeli tutukluların serbest bırakılması söz konusu değil. Yayının yasaklanmasının nedeni, gelecekteki anlaşmaları da şartların artırılmasını önlemektir."

İşgalci rejim İsrail’in Kanal 13 televizyonu da üst düzey bir İsrailli yetkilinin şu açıklamalarını aktardı:

"Suriye'ye ödenen ek bedel İsrail vatandaşlarının pahasına değildir ve İsrail çıkarlarını da etkilemiyor. Önemli konularda Rusya ve Suriye karşısında gelecekteki İsrail çıkarlarıyla birlikte sembolik ve insani bir amaç taşıyor.”

Haaretz gazetesi ise bu maddenin alışılmadık bir durum olduğunu, açıklanmasının İsrail halkı arasında tartışmalara neden olabileceğini belirtti.

Siyonist rejim İsrail Parlamentosu’ndan (Knesset) Arap Milletvekili Ahmed et-Tıybi tarafından yapılan açıklamalara özellikle dikkat çekildi. Siyonist İsrail medyası, Tıybi’nin açıklamalarını esir takası anlaşmasında Suriye'ye ödenen ek bedel hakkındaki maddeyle ilgili "en güçlü ipucu" olarak değerlendirdi. Milletvekili Tıybi, Twitter hesabından şu açıklamayı yapmıştı:

“Hükümetin İsrail'in sahip olduğu geniş aşı rezervlerinden Gazze Şeridi'ne ve Batı Şeria'ya transferi onaylamasını talep ediyorum. İşgalci bir güç olarak büyük bir sorumluluğu var. Bir Yahudinin aşı olmak için Gazze sınırını geçmesini mi beklemeliyiz?"

İşgalci rejim İsrail aşı konusunda hızlı davranarak milyonlarca doz aşı anlaşması yapmış ve nüfusunun yarısını aşıladı. İşgalci olmasına rağmen ve uluslararası hukuka göre işgal altındaki Filistin halkına da Covid-19 salgını nedeniyle aşı sağlamakla yükümlü olmasına rağmen Siyonist rejim bunu yapmadı. Baskılar sonrasında ise sembolik 2 bin adet aşı gönderirken yurt dışından gelen aşıların Gazze’ye geçişine de engel çıkarıyor.

İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem ise Siyonist rejim İsrail’in Filistinlilerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını temin etme meselesini siyasete alet etmemesi gerektiğini belirten bir açıklama yapmıştı.

B’Tselem Sözcüsü Kerim Cibran, İsrail'in Filistin'e aşı temin etmek zorunda olduğunu ifade ederek, "İsrail, Filistinlilerin Kovid-19 aşısını temin meselesini siyasileştirmemelidir. Gazze Şeridi, uzun yıllardır İsrail’in ablukası altında. İsrail bir işgal gücü olarak, uluslararası hukuk gereğince Gazze Şeridi dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinlilere aşı temin etmek zorundadır." Açıklamasında bulunmuştu.

İsrail parlamentosundaki Dış İlişkiler ve Güvenlik Komisyonu Başkanı Yoaz Hendel’in Gazze Şeridi’ndeki aşılama sürecine müdahale edilmemesi gerektiği yönündeki çağrısını da hatırlatan Cibran, "İsrail, Kovid-19 aşısını Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere karşı siyasi bir şantaj aracı olarak kullanmamalıdır." diye konuştu.

Hendel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ni yöneten Hamas’ın elindeki İsrailli askerlerin varlığına atıfta bulunarak, "Hamas'ın esirleri ve ölüleri iade etmesi için insani bir jesti olmadığı sürece aşılar yiyecek ve su değildir." ifadelerini kullanmıştı.

Cibran, Filistinlilere aşı temin etmemesinin “İsrail’in apartheid (ırkçı, ayrılıkçı) rejiminin” bir parçası olduğuna vurgu yaparak, "İşgalci bir güç olarak İsrail, uluslararası hukuka ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne göre işgal altındaki tüm Filistinlilere aşı temin etmekle yükümlüdür.” dedi.

Siyonist rejim İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te yaşayan 600 binden fazla Yahudi yerleşimciye aşı temin ettiğine dikkati çeken Cibran, Gazze Şeridi ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te işgalin hala sürdüğünü ve aşının burada yaşayanlara da sağlanması gerektiğini belirtiyor.

 

//Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Kaybedecek Bir Şey Kalmadı
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Çöl Aslanı: Ömer Muhtar
Gantz: ABD
  • @israilpost
  • 16-09-2021
Gantz: ABD'nin 'B planı' varsa…