• Yükleniyor

'Direnişin Zaferi Filistin Davasını Küresel Hale getirdi'


'Direnişin Zaferi Filistin Davasını Küresel Hale getirdi'
Paylaş :


Filistin İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad Nahle, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüştü.

İki taraf da Gazze ve işgal altındaki topraklardaki son gelişmeleri değerlendirerek, ‘Direnişin Kudüs’ün Kılıcı savaşındaki zaferi Filistin meselesini küresel hale getirdi.’ açıklamasında bulundu.

Ziyad Nahle bu görüşmenin ardından yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘Kudüs’ün Kılıcı savaşında direnişin zaferi, Filistin meselesi/davasını küresel hale getirdi. Biz de Seyyid Hasan Nasrallah'ın bölgede direnişin birliği konusunda söylediklerini vurguluyoruz. Eğer Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya Siyonistler saldırırsa, direniş bölge genelinde birleşik bir duruş sergileyecektir.’

Ziyad Nahle, Nebih Berri’nin konuşmalarına da değinerek, ‘Lübnan Meclis Başkanıyla yaptığım görüşmede Nebih Berri, Filistinlilerin ulusal birliğini ve Siyonist rejim karşısında aynı duruşun sergilenmesi gerektiğini vurguladı.’ dedi.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Ofisi Başkanı Yahya Sinwar da, ‘Gazze'de ateşkesin devam etmesi Siyonist rejimin önümüzdeki günlerdeki davranışına bağlıdır. Kassam Tugaylarının şu anda tetikte olduğunu söyleyebilirim. Filistin direnişi, Siyonistlerle yeniden karşı karşıya gelmeye tamamen hazırdır. Eğer Siyonist düşman, kutsallarımızı işgal ederse, Mescid-i Aksa'ya yeniden saygısızlıkta bulunursa ya da Şeyh Cerrah halkını evlerinden çıkarmaya çalışırsa, bu ateşkes ortadan kalkacaktır.’ açıklamasında bulunmuştu.

Siyonist rejim Gazze Savaşı’nda kara operasyonu yapamadığı gibi ateşkes yapmaya da mecbur kaldı. Ateşkes sonrası ABD siyaseti devreye girdi ve dışişleri bakanı Antoni Blinken İsrailli yetkililer, Filistin Yönetimi, Mısır ve Ürdün’ü kapsayan bir Ortadoğu turuna çıktı.

Blinken'in kendisi de bu bölgesel ziyaretin "ateşkesi istikrara kavuşturmak ve Gazze'yi yeniden inşa etmek" amacını taşıdığını iddia etti. Aslında, Gazze'nin yeniden inşası, ABD'nin  planlarını ve işgal altında direnişe karşı Siyonist rejimin hedeflerini gerçekleştirme doğrultusunda bir örtü niteliğindedir. Çünkü bu savaşta Siyonist rejimin Gazze'de direnişten ağır yenilgi almasının ardından ırkçı rejim derinden sarsıldı.

Bu durum ise Batılı yetkililerin ateşkesten yana olmasına ve savaşın önünü kesmek için bölgeye gitmelerine neden oldu. Bu bağlamda Batılı ülkeler özellikle de Amerika, çatışmanın yeniden başlamaması için Arap ülkelerden Mısır ve Ürdün'e baskı uygulamaya başladı. 

1948  sınırları içerisinde yaşayan Filistinliler, Kudüs, Ramallah ve Gazze Şeridindeki tüm Filistinliler arasındaki dayanışma, Siyonist rejim hamileri ve destekçilerinin kabusu oldu. Öyle ki Batılılar ve Siyonistler, Filistinliler arasında İslami direnişin konumunun büyük ölçüde geliştiğini gördüler. Filistinliler büyük ölçüde Siyonist rejime karşı direnişin etkisini, daha önce görülmemiş bir şekilde vurgulamaya başlamışlardır.

Batılılar ise bunu görünce aslında Batı Şeria'daki Siyonist rejimin müttefiki olan Filistin Özerk Yönetimi'ni desteklemeyi düşündüler. Bunun için teklifler sunarak Filistin Özerk Yönetimi aracılığıyla Gazze Şeridi'ne yardım ulaştırmayı planladılar.  Aslında, Gazze Şeridi'ne yardım iddiası, Filistin Özerk Yönetimini öne çıkartmak, Filistin İslami Direniş Hareketi-Hamas'a karşı dikerek, Batı Şeria ile Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler arasında nifak yaratmaktan başka bir şey değildir.

Öte yandan, ABD barış ve sözde "iki bağımsız devlet kurulması" iddiasıyla Filistin direnişini bu konuda bir engel olarak tanıtıyor; böylece Gazze Şeridi'ndeki direniş grupları üzerindeki baskıyı yoğunlaştırması bekleniyor. Amerika böylece bir yandan Filistin topraklarında  bu gruplara baskıyı arttırırken diğer yandan da Siyonist rejime karşı direnişin etkili olduğunu vurgulayan Filistin kamuoyunu, Filistin topraklarında Hamas ve genel olarak Gazze’deki direnişe karşı kışkırtmaya çalışıyor.

Siyonist rejim başbakanının, yıkımın faili olarak Gazze Şeridi'nin yeniden inşası hakkında Salı günü Blinken ile düzenlediği basın toplantısındaki iddiaları ve ortaya attığı imkansız koşulları da bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Siyonist rejimin Başbakanı Benyamin Netanyahu  Gazze'ye yardım gönderilmenin şartını  Hamas'ın silahlarını güçlendirmesini engellemek ve muhtemelen silahsızlandırılması ve  yakalanan 4 Siyonistin serbest bırakılması olarak açıkladı. 

Bu arada, 15 yıllık bir aradan sonra 22 Mayıs’ta  yapılması planlanan Filistin parlamento seçimleri de  ertelenmişti ve hala  düzenlenmesi için belli bir tarih de verilmedi.  

Ayrıca 31 Temmuz  Filistin Özerk Teşkilatı  başkanlık seçimleri ve ardından da   31 Ağustos'ta Filistin Ulusal Konseyi seçimlerinin düzenleneceği,  direnişi desteklemek adına Filistin topraklarında çok farklı bir atmosfer yaratmıştır.  Özellikle de Siyonist rejim İsrail'in son savaşta Gazze'deki yenilgisi  direnişe olan desteği arttırmış ve Siyonistler ve destekçilerini paniğe düşürmüştür.  

Amerika ve Siyonist rejimin Batılı destekçileri İsrail’in düşüşe geçtiği sonucuna varmış gözüküyor.

Bu kritik durum ve süreci durdurmak için de her zaman olduğu gibi bölgesel piyon ve gerici rejimlere dayanmak gerektiğini düşünüyorlar.

/İsrailpost


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Filistin Yönetimi Çıkmazda
  • @israilpost
  • 28-09-2021
Filistin Yönetimi Çıkmazda
Siyonist İsrail Güvende Değil
  • @israilpost
  • 28-09-2021
Siyonist İsrail Güvende Değil
İran Kırmızı Çizgiyi Aştı!
  • @israilpost
  • 28-09-2021
İran Kırmızı Çizgiyi Aştı!