• Yükleniyor

İşgalci İsrail ve "Medya Savaşı'


İşgalci İsrail ve "Medya Savaşı'
Paylaş :


Suriye ordusu ve terörle mücadele anlaşmaları nedeniyle ülkede bulunan İranlı danışmanlar Suriye’nin doğusunda yeniden konuşlanmaya başladı.

Suriye ordusu ve uluslararası hukuk çerçevesinde güvenlik ve terörle mücadele anlaşmaları nedeniyle ülkede bulunan İranlı danışmanlar Suriye’nin doğusunda yeniden konuşlanmaya başladı.

İşgalci rejim İsrail’e ait uçaklar çarşamba sabahı ‘İran’ın Suriye’de konuşlanmasının engellenmesi’ iddiası ile Suriye’nin Kuzeyinde Deyrizor ve özellikle Ebu Kemal’de askeri bölgelere saldırmıştı.

Şam hükümeti Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) hava saldırılarının tekrarlanmaması için talepte bulunurken, İran medyası işgalci rejim İsrail saldırısının yol açtığı zararlara ilişkin olayın ilk dakikalarında aktarılan bilgilerin abartılı olduğunu belirtti. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) olayda Suriye rejim güçlerinden ve İran destekli direniş gruplarından 57 kişinin hayatını kaybettiğini ve onlarcasının da yaralandığını açıklamıştı.

Gözlemevi’nin verdiği sayılar ile İran medyasının verdiği sayılar birbiriyle büyük ölçüde çelişiyor. Zira İran medyasında yer alan haberlere göre, Devrim Muhafızları’nın dış operasyon birimi Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin siyasi danışmanı Ahmed Kerimhani, Deyrizor’daki can kayıplarına ilişkin iddiaları yalanladı.

Kerimhani, “Yabancı medyanın Siyonist yapının Suriye’deki mevzilere yönelik hava saldırılarına ilişkin iddiaları gerçekten yoksun ve direnişe karşı bir medya savaşıdır” dedi. Kerimhani, İsrail’in yoğun hava saldırılara başvurmasının “İsrail’in direnişin ağır intikamından korkmasından” ve Siyonist İsrail’de ciddi siyasi, güvenlik ve sosyal sorunlara neden olan Başbakan Benyamin Netanyahu karşıtı protestoların büyümesi nedeniyle İsrailli yetkililerin çözümü cepheye kaçmakta aramasından kaynaklandığını söyledi. İranlı yetkili, “Siyonist yapı, İslam Cumhuriyeti’nin ve Suriye’deki grupların kırmızı çizgilerini çok iyi biliyor ve direniş mevzilerine saldırmanın ağır ve ciddi bir misilleme ile karşılık bulacağının farkında” ifadesini kullandı.

Devrim Muhafızları’na bağlı Tasnim Haber Ajansı da Afganlılardan oluşan Fatimiyyun Tugayı’nın Suriye’deki unsurlarının hayatını kaybettiği yönünde Batı medyasında çıkan haberleri yalanladığını bildirdi. Suriye’deki Fatimiyyun Tugayı’ndan bir saha komutanı, isminin gizli kalması kaydıyla Tasnim’e yaptığı açıklamada, “Fatimiyyun’un hiçbir savaşçısı hava saldırılarında ölmedi. Deyrizor ve Ebu Kemal arasındaki yolun üzerinde bulunan Suriye ordusuna ait mevzileri hedef alan hava saldırıları, bazı Suriye askerlerinin ölümüne neden oldu” ifadesini kullandı.

İranlı komutan, “Siyonist yapı ve onu medya ile destekleyenler, bu haberleri yaymak ve Direniş Cephesi ile savaşçıların liderlik yapısında korku ve endişe uyandırmak için saldırılarını sürdürmek istiyorlar. Fakat aynı zamanda ortadan kaldırılmalarının Cephe için her zamankinden daha kolay olduğunu biliyorlar” dedi.

Gözlemevi yeni yayınladığı raporda, bombardımanının gerçekleştiği bölgelere geçtiğimiz saatlerde Suriye ordusunun yeniden konuşlandığını belirtti. Rapora göre, söz konusu güçler Suriye’nin doğusundaki Ebu Kemal ve El Meyadin kentlerinin yanı sıra Deyrizor kentine de yeniden konuşlandı.

Suriye resmi haber ajansı SANA, Suriye Dışişleri ve Göçmenler Bakanlığı’nın BM Genel Sekreteri ve BMGK Başkanı’na gönderdiği mektupta, İsrail’in Deyrizor’un bazı bölgelerine yönelik vahşi saldırganlığının, ABD yönetimi tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Haseke, Rakka ve Deyrizor vilayetlerinde Suriye halkına karşı terör, suç ve baskı uygulamalarını sürdürdüğü bir dönemde geldiğini belirtti.

Şark’ul Avsat’ın verdiği habere göre; BMGK’ya, işgalci İsrail rejimi saldırılarının tekrarlanmasını önlemek için acil ve kararlı önlemler alması çağrısı yapılan mektupta, Suriye hükümetinin dost ve müttefik ülkelerin yardımıyla Suriye topraklarının her bir karışını geri almakta kararlılığı vurgulandı. Mektupta, Suriye halkının terörizme karşı kesin zafer kazanılması ve Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri’ni 4 Haziran 1967 hattına kadar yeniden geri alınması hususunda bugün her zamankinden daha kararlı olduğu ifade edildi.

SANA, SDG’ye karşı sürdürülen kampanya kapsamında, SDG’nin kontrol ettiği Deyrizor’un kuzey kırsalındaki El-Azba bölgesinde El-Bekir aşiretinin önde gelen isimlerinden Hüseyin Şeyh el-Cemil’in de dün ateş açılarak öldürüldüğünü aktardı. SANA, bu suikastın, El Akidat aşiretinin önde gelen ismi Şeyh Atliyuş eş-Şettat ve oğlunun öldürüldüğü suikast eyleminden sadece birkaç gün sonra gerçekleştiğine dikkat çekti.

SANA’nın haberine göre, Havayic Ziban köyünde yaşayan Şettat’ın oğlu, daha önce SDG’yi “Suriye’nin doğusundaki bazı aşiret şeyhlerini ve milli sembolleri tasfiye etmekle” suçlamıştı.


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Sabra ve Şatilla Katliamı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
Sabra ve Şatilla Katliamı
İsrail Yom Kippur için kapandı
  • @israilpost
  • 17-09-2021
İsrail Yom Kippur için kapandı