• Yükleniyor

Siyonistler Mescid-i Aksa'ya Girdi


Siyonistler Mescid-i Aksa'ya Girdi
Paylaş :


İşgalci rejim İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya girdi 160 Filistinli yaralandı.

Teravih namazından sonra işgalci rejim polisinin cemaate saldırması sonucu çıkan çatışmalarda, Filistinliler kendilerini pet şişe ve taşla korumaya çalışırken Siyonist rejim polisi namaz kılan cemaate ses bombası, gaz bombası ve plastik mermiler kullandı.

İşgalci rejim İsrail polisi, Cuma akşamı Teravi namazı sonrasında cemaate saldırırken, Kudüs'teki çatışmalar Ramazan ayının son Cuma günü ilan edilen Kudüs Günü dualar ve sloganlarla anıldı.

Polis, "yüzlerce şüphelinin polis memurlarına taş, şişe ve nesne atmaya başladığı kutsal Tapınak Dağı'ndaki şiddetli rahatsızlıkların ardından isyanı dağıtma araçlarını (!) kullanarak düzeni sağlamaya başladı.” açıklaması yaptı.

Olay yerindeki videoda, Filistinlilerin korunma amaçlı sandalye, ayakkabı, taş ve şişe fırlattığı, polisin sersemletici el bombaları, göz yaşartıcı gaz ve plastik mermilerle cemaate saldırdığı gözüküyor. Polis, en az altı memurun yaralandığını söylerken, 60’tan fazla Filistinlinin de yaralandığı açıklandı.

Filistin Kızılayı’nın yaptığı açıklamaya göre, Cuma gecesi Kudüs'te, çoğunlukla Tapınak Dağı ve Şam Kapısı çevresinde meydana gelen çatışmalarda160 Filistinli yaralandı. Kauçuk kaplı metal bir kurşunla başından vurulan biri de dahil olmak üzere yaklaşık 23 Filistinli hastaneye kaldırıldı.

Protestocular “Allahu Ekber”  diyerek slogan atarken, çok sayıda yaralı göstericinin sedyelerle taşındığı görülüyor.

Polis, ”ayaklanmalara, şiddete ve polis memurlarına ibadet ve din özgürlüğünden yararlanarak ve şiddet içeren bir olaya dönüştürerek zarar verme girişimlerine izin vermeyeceğiz " açıklaması yaptı.

Açıklama: ”güçlerimize yönelik tüm şiddetli rahatsızlıklara, ayaklanmalara ve saldırılara ağır bir el ile cevap vereceğiz. "

Göstericiler daha fazla insanın biraraya gelmesi için çağrıda bulunurken, polis merkeze giden yolları engelledi.

Kızılay ayrıca, yaralılarla ilgilenmek için Batı Şeria'dan Kudüs'e takviye gönderme girişimlerinin İsrail kuvvetleri tarafından engellendiğini söyledi.

Kudüs'ün eski kentindeki Tapınak Dağı, çatışmanın ana parlama noktalarından biri olmuştur. Yahudiliğin en kutsal yeri — iki İncil tapınağının durduğuna inanılan bir yer-aynı zamanda El-Aksa Camisinin Müslüman kutsal yerlerine ve Kaya Tapınağının Kubbesine (Kubbet’üs Sahra)’ya da ev sahipliği yapıyor.

Kudüs'teki gerginliğin Pazar gecesi daha da artarak devam edeceğine dair korkular var.

Pazar gecesi, Müslümanların kutsal Ramazan ayında Kuran’ın indirildiği en önemli gece “Laylat al-Qadr” veya "Kader Gecesi" dir. İbadet amaçlı Müslümanlar Mescid-i Aksa'da yoğun gece namazı için bir araya gelecek.

Pazar gecesi aynı zamanda Siyonist rejim İsrail'in Kudüs'ün birleşmesini kutladığı (işgal ve ilhak edildiği) ve dini milliyetçilerin şehirde geçit törenleri ve diğer kutlamalar düzenlediği ulusal bir tatil olan sözde Siyonist Kudüs Günü'nün başlangıcıdır.

İslami hareket, polisi bölgeyi terk etmeye çağırdı ve “İsrail makamlarını Kudüs'teki ve Mübarek El-Aksa Camisindeki herhangi bir bozulma ve kan dökülmesinden tamamen sorumlu tuttuğunu " söyledi.

Arap kökenli Müslüman İsrail vatandaşları, yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya saldırmaya yönelik çağrılarına karşı koymak için “Laylat el-Kadr” kutlamaları için Müslümanları Kudüs'te toplanmaya çağırdı.”

Cuma günü erken saatlerde, on binlerce kişi öğleden sonra Ramazan namazı için toplanırken, cemaatin bir kısmı Filistin İslami Direniş Hareketi/Hamas direniş hareketinin bayraklarını salladı ve işgalci rejim İsrail'e direniş çağrısında bulundu.

Göstericiler, “Hepimiz Hamas'ız, emirlerinizi bekliyoruz komutan Muhammed Daif. Hamas, bu gece Tel Aviv'i de bir roketle vur” " derken Kanal 13 news, direniş hareketinin silahlı kanadı (İzzettin el Kassam Tugayları) başkanına atıfta bulundu.

Çatışmalar, Şeyh Cerrah mahallesinde mülk edinmeye çalışan sağcı Siyonist/Yahudi İsraillilerin dört Filistinli ailenin evlerinden zorla tahliye edilmesiyle ilgili gerginliklerin ortasında meydana geldi.

Salı günü Komutan Daif, Filistinlilerin ev mülklerine Siyonist yerleşimciler tarafından yapılan saldırı ve el koymalar devam ederse işgalci rejim İsrail'in "ağır bir bedel" ödeyeceği konusunda uyardı. Hamas ve Gazze'deki diğer hizipler konuyla ilgili direnişin (İntifada) yeniden başlatılması konusunda uyarıda bulunurken, bu işgal ve mülkiyete el koymaların daha geniş bir çatışmalara yol açabileceği endişelerini dile getirdi.

Kudüs'teki, özellikle de eski şehir çevresindeki gerginlikler, polisin Ramazan ayının başında Şam Kapısı'nın dışında toplanmasını engelledikten sonra geçen ay da alevlenmiş ve Araplar, Müslümanların kutsal ayı boyunca bu yerde uzun süredir devam eden bir toplanma ve ibadet geleneğini engelleyen kışkırtıcı bir hareket olduğunu söylemişti. Yetkililer daha sonra bu uygulamadan vazgeçti ve uyguladıkları politikayı iptal etti.

Bazı Filistinlilerin, yoldan geçen Ortadoks Yahudilere saldırdıkları videoları çekilmiş sonra da Yahudi/Siyonist  aşırı milliyetçi bir grup Lehava, Kudüs'ün şehir merkezinde “Araplara ölüm” çağrısında bulunmuş ve Filistinlilere saldırmıştı.

Buna ek olarak, geçen hafta Batı Şeria'da gerginlikler de arttı ve Cuma günü üç Filistinlinin bir askeri üs yakınlarındaki sınır polisine ateş açtığı iddia edildi. İşgalci rejim İsrail kuvvetleri direnişçilerden ikisini öldürdü ve üçüncüsünü de ağır yaraladı.

Kan kamu yayıncısı, Filistinli kaynaklara atıfta bulunarak, üç saldırganın da Hamas ile özdeşleştiğini bildirdi. Yetkililer, bunların muhtemelen Kudüs’te büyük bir saldırı planı içerisinde olduklarını açıkladı. Tüm bu olaylar Tapınak Dağı çatışmaları, Cuma akşamı Şeyh Cerrah mahallesinde üst üste üçüncü gün içinde yeni çatışmaların patlak vermesinden sonra meydana geldi. Polis, Şeyh Cerrah'daki bir protestonun memurlara atılan taşlarla "hızla şiddetli bir isyana dönüştüğünü" söyledi.

“Duyulan tezahüratlar ve başlayan ayaklanmalar, İntifada emrinin işareti” diyen bir polis ifadesi, protestoculara dağılma talimatı verildiğini, ancak emri dinlemediğini söyledi.

Polisler göstericileri dağıtırken, açıklamaya göre isyan dağıtım araçlarıyla cevap veren memurlara göstericiler taş attılar. Haaretz gazetesi iki protestocu ses bombası ile yaralandı" dedi.

Polis, isyan ve taş atma şüphesiyle iki kişiyi de tutukladı.

Protestoya ağırlıklı olarak Arap ortak listesinden ve sol görüşlü Meretz partisinden çok sayıda milletvekili de katıldı.

Ortak liste Milletvekili Ofer Cassif, Ynet haber sitesi tarafından “Filistinlileri buradan zorla kovuyorlar, utanç verici " dedi.

Ortak listedeki tek Yahudi milletvekili Cassif, geçen ay memurlar tarafından dövüldüğü ve yumruklandığı bir gösteri de dahil olmak üzere Şeyh Cerrah'daki son protestolara katıldı. Polis, Cassif’in olayla ilgili soruşturulmakta olan polislerle beraber merkeze gittiği belirtiliyor. 

Siyonist gazetelerden Haaretz'e göre, Cuma günkü protestoda Cassif'in gözlükleri bir subay tarafından itildikten sonra tekrar kırıldı, Ynet ise ortak liste üyesi Milletvekili Ahmad Tibi'nin polis tarafından itildiğini söyledi.

"Askeri birlikler buraya geliyor, evlere giriyor ve sabkinlerine saldırıp darp ediyor. Protestocuları dövdüklerini, insanlara şiddetli şekilde saldırdıklarını görüyoruz ... ve dün bunun gibi pislikler geldiğinde ne oldu" diyen Cassif, aşırı sağcı dini Siyonizm Milletvekili Itamar Ben-Gvir'e atıfta bulundu. İşgalci rejim İsrail’de polis ve asker bunlar gibi aşırı milliyetçi ve Siyonist vekillerden  "Destek alıyor.”

Aşırılık yanlısı Haham Meir Kahane'nin (Filistinli Arapları öldürmeyi düşünen..) öğrencisi olan Ben Gvir, Perşembe günü Şeyh Cerrah'da bir parlamento ofisi olduğunu iddia ettiği şeyi kurdu. Cuma günü, sağcı Yahudilerin iddia ettiği evlerin yakınında bir polis varlığı karşılığında siteyi boşaltmayı kabul etti.

Cuma günü protestocular ve polis arasındaki çatışmalar, Kudüs'ün eski kenti yakınlarındaki stratejik bir bölgede Filistinliler ve sağcı Yahudi milliyetçiler arasında yıllarca süren bir toprak anlaşmazlığı (!) (işgal ve ilhak) tarafından körüklenen Şeyh Cerrah'da iki gece üst üste ayaklanmanın ardından geldi.

Direniş gruplarının uyarıları ve Filistin otoritesinin ihbarları ile birlikte İsrail, Birleşmiş Milletler'in Cuma günü “savaş suçu " olabileceğini söylediği bekleyen tahliyeler konusunda artan uluslararası incelemelerle karşı karşıya.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Cuma günü, bekleyen tahliyelerin eleştirisini geri iten bir bildiri yayınladı ve Filistin Makamını ve direniş gruplarını gerginlikleri körüklemekle suçladı.

Raporda, ”ne yazık ki, Filistin Yönetimi ve Filistinli direniş grupları, Kudüs'te şiddeti kışkırtmak için milliyetçi bir neden olarak özel partiler arasında bir emlak anlaşmazlığı sunuyor" dedi. 

“Filistin Yönetimi ve Filistinli direniş grupları, eylemlerinden kaynaklanan şiddet için tüm sorumluluğu üstlenecek. İsrail polisi kamu düzeninin (!) korunmasını sağlayacaktır.”

Şeyh Cerrah Filistinlilerin yargıtayda bekleyen onlarca tahliye karşıtı itirazlarını geri çevirirse önümüzdeki haftalarda evlerinden çıkarılacaklar. Filistinlilerin evlerinin işgalci İsrail devletinin kurulmasından önce (!) Yahudi derneklerine ait topraklar üzerine inşa edildiğini söyleyen sağcı Yahudi/Siyonist milliyetçiler tarafından evelerin işgali ve Filistinlilerin tahliyesi mümkün.

Kudüs'e odaklanan solcu bir insan hakları grubu olan Ir Amim'e göre, Doğu Kudüs'teki yaklaşık 200 aile tahliye tehdidi altında, davalar idari organlar ve İsrail Mahkemeleri aracılığıyla yavaş yavaş yürüyor. Bu ailelerin yaklaşık 70'i Şeyh Cerrah'da yaşıyor.

Mahalle uzun zamandır Yahudi-Arap gerilimlerinin odak noktası olmuştur. Doğu Kudüs'ün Ürdün'ün kontrolü altına girdiği 1948'den önce bölgede küçük bir Yahudi topluluğu yaşıyordu. Simeon Just olarak da bilinen M.Ö üçüncü yüzyıldan kalma bir baş rahip olan Şimon Hatzadik'in son dinlenme yeri olarak saygı duyulan bir tapınağa ev sahipliği yapan mahalle, Yahudi hacılar tarafından sık sık ziyaret edilmektedir.

Siyonist rejim İsrail, 1967 Altı Gün Savaşı'nda Ürdün'den Doğu Kudüs'ü ele geçirdi ve daha sonra uluslararası toplumun çoğu tarafından tanınmayan bir hareketle ilhak etti.

 

/The Times of İsrail-İsrailpost

/Abdullah Yiğit tarafından tercüme ve edit yapılmıştır.


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Stratejik Şam-Tahran İlişkileri
  • @israilpost
  • 01-12-2021
Stratejik Şam-Tahran İlişkileri
Lübnan Kararını Verdi
  • @israilpost
  • 01-12-2021
Lübnan Kararını Verdi