• Yükleniyor

Siyonist-Suudilerin İran Endişesi


Siyonist-Suudilerin İran Endişesi
Paylaş :


Suudiler ve Siyonist rejim İsrail JCPOA görüşmeleri konusunda neden endişeli?

İran ve dünya güçleri Salı günü nükleer görüşmelere yeniden başlarken, Suudi ve işgalci rejim İsrail medya kuruluşları bir yandan Washington ile Tel Aviv, diğer yandan da Washington ve Basra Körfezi İşbirliği Konseyi arasında istişarelerin olduğunu bildirdi. Bu istişarelerin ana konusu ise İran.

Siyonist rejim İsrail ve Suudi Arabistan, en başından beri açıkça karşı çıktıkları 2015 İran nükleer anlaşmasına geri dönmek için herhangi bir ABD hamlesini etkileme çabalarını yoğunlaştırdı.

  İran müzakere heyeti Pazartesi günü Avusturya'nın başkenti Viyana'ya giderken, Siyonist rejimin istihbarat kurumu Mossad şefi Yosef Cohen, askeri istihbarat başkanı Tamir Hayman ve ulusal güvenlik danışmanı Meir Ben-Shabbat'tan oluşan üst düzey bir İsrail heyeti, İran'la ilgili görüşmeler için Washington'a gitti. İşgalci rejim İsrail Ordusu Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'nin de heyete katılması gerekiyordu, ancak İsrail-Gazze gerilimindeki son artış onu Washington ziyaretini iptal etmeye zorladı.

İşgalci rejim İsrail polisinin Ramazan ayı boyunca halka açık toplantıları yasaklamasının ardından işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Filistinli sakinleri, yakın zamanda İsrail'in kötü muamelesini protesto etmek için sokaklara döküldü. Bu yasaklar Filistinlileri öfkelendirdi ve onları bazı gözlemcilerin başka bir İntifada olarak adlandırdığı ve kısa süre sonra Gazze şeridi de dahil olmak üzere Filistin'in diğer bölgelerine yayılan bir şeyi başlatmaya sevk etti. Gazze'deki Filistinli direniş gruplarının silahlı kanatları, İsrail rejiminin Filistinlilere yönelik zulmüne tepki olarak İsrail'e roket attı. İsrail da ordusu, Gazze'deki Filistin sitelerini bombaladı.

Ancak Gazze olayları, Kochavi dışındaki İsrail'in üst düzey askeri istihbarat yetkililerinin, Biden yönetimini resmen “Ortak Kapsamlı Eylem Planı” (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmaya yeniden katılmaktan caydırmak için Washington'a gitmelerine engel olmadı. 

Konuk heyet, aralarında ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, genelkurmay başkanları Mark Milley ve üst düzey ABD askeri ve istihbarat yetkililerinin de yer aldığı birkaç üst düzey Biden'ın yetkilendirdiği yetkiliyle bir araya geldi. İsrail basınında çıkan haberlere göre, görüşmelerin odak noktasını, ABD'nin 2015 nükleer anlaşmasına geri dönüşünün şartları oluşturuyor. 

Salı günü Sullivan ve Ben-Shabbat, Joe Biden Beyaz Saray'a girdiğinden beri ilk kez yüz yüze görüşmelerini gerçekleştirdiler. 

Beyaz Saray'dan gelen bir bildirime göre, "ABD ve İsrailli yetkililer, İran'ın nükleer programında son yıllardaki gelişmelerle ilgili ciddi endişelerini tartıştılar. ABD, Viyana'daki görüşmeler hakkında İsrail'i bilgilendirdi ve ABD'nin ileriye dönük nükleer konuda İsrail ile yakın istişareye olan güçlü ilgisini vurguladı." 

Açıklamada ayrıca, ABD ve İsrail'in “İran'ın bölgedeki saldırgan davranışlarının yarattığı önemli tehdit" olarak adlandırdığı şey üzerinde hemfikir oldukları belirtildi.

Sullivan ve Ben-Shabbat'ın görüşmesinin ardından Beyaz Saray, ABD ve İsrail'in İran'ın insansız hava araçları ve füzelerine karşı koymak için yeni bir grup kurmaya karar verdiğini söyledi.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, bu silahların Batı Asya bölgesindeki vekil gruplara sağlandığı iddia edilerek, "Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran tarafından üretilen İnsansız Hava Araçları ve Hassas Güdümlü Füzelerin artan tehdidine özellikle dikkat çekmek için kurumlar arası bir çalışma grubu kurmayı kabul ettiler" denildi.

Yine Salı günü, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Robert Malley, “Basra Körfezi İşbirliği Konseyi” (KİK) ülkelerinden yetkililerin yanı sıra Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan ile görüşmelerde bulundu.

Malley, Arap yetkililerle JCPOA ve Viyana nükleer görüşmeleri etrafındaki durumu tartıştığını söyledi. 

Salı günü Viyana'ya gitmeden önce bir tweet attı: "Bu sabah KİK ortaklarımızla JCPOA görüşmelerinin durumu ve bölgesel güvenlik konusunda iyi bir görüşme gerçekleştirdik. JCPOA uyumluluğuna geri dönme hedefimize yönelik bir sonraki görüşme turu için Viyana'ya dönüyoruz".  

ABD'nin Suudi Arabistan'la yaptığı görüşmeler, onları ABD'nin 2015 nükleer anlaşmasına geri dönmesinin kendi çıkarlarına zarar vermeyeceğine ikna etmeyi amaçlıyor. Zaten Obama yönetiminin 2015'te JCPOA'yı imzaladıktan sonra Suudilere ve İsraillilere söylediği tam olarak buydu. Anlaşmayı desteklemek yerine, Suudiler ve İsrailliler anlaşmayı öldürmek için güçlerini birleştirdiler ve Trump iktidara geldi, anlaşmayı iptal etmek için yeni bir fırsat gördüler. Hatta Trump yönetiminin kendisine verdiği darbeler göz önüne alındığında JCPOA'nın asla canlanamayacağını düşünmüş olabilirler. Bu, Washington'un dört yıllık Anti-JCPOA söyleminden sonra JCPOA'nın yeniden canlandırılması konusunda neden bu kadar endişeli olduklarını açıklayabilir. 

Biden yönetimi JCPOA'yı yeniden canlandırmak için gerçekten istekliyse, Suudiler ve İsraillilerin olası yapıcı olmayan çabalarının farkında olması gerekir, zira hiçbir zaman anlaşmadan yana olmadılar ve sırf Beyaz Saray'da yeni bir başkan var diye fikirlerini değiştirmeleri pek mümkün değil. Elbette, Biden yönetimini JCPOA'ya tekrar katılmaktan kaçınmaya çağırmaktan vazgeçebilirler, ancak kesinlikle ABD'den JCPOA'nın diğer imzacıları yani Rusya ve İran'ın karşı çıkacakları, orijinal anlaşmada en azından bazı değişiklikler yapılmasını isteyecekler.

Rusya'nın Viyana'daki uluslararası kuruluşların daimi temsilcisi Mihail Ulyanov, geçtiğimiz günlerde Viyana'daki müzakerecilerin bölgesel güvenlik ve füze üretiminin İran'ın nükleer programını engellemekten farklı olduğu sonucuna vardıklarını söyledi.

Fars News'in haberine göre, Rus diplomat Der Spiegel'e verdiği röportajda şunları söyledi: "İran'ın nükleer programını engellemek bölgesel güvenlik ve füze üretiminden farklı bir konudur. [JCPOA'yı canlandırmak için Viyana'da] yapılan iki tur görüşmenin sonunda, tüm katılımcılar için ancak orijinal anlaşmayı canlandırarak hedeflerimize ulaşabileceğimizin açık olduğu sonucuna vardım. yeni şartlar veya maddeler yok." 

İran, ABD'yi yaptırımlarını kaldırmaya çağırırken, JCPOA'yı genişletme teklifini de şiddetle reddetti. 

Viyana nükleer müzakerelerinin son turu, müzakere ekiplerinin üst düzey yetkililere evlerinde görüşmelerinin sonucu hakkında bilgi vermesinin ardından Salı günü yapıldı.

Pazar günü erken saatlerde, üst düzey İranlı nükleer müzakereci Seyyid Abbas Arakçi, İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi toplantısına katıldı.

 

/Tehran Times-İntizar


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Netanyahu, Biden ile dalga geçti
  • @israilpost
  • 20-09-2021
Netanyahu, Biden ile dalga geçti