• Yükleniyor

Siyonistler Her Taşın Altında


Siyonistler Her Taşın Altında
Paylaş :


İsrail merkezli Kanal 12 televizyonun yayınladığı bir rapora göre, işgal altında Filistin topraklarında yaşanan şiddet ve organize suç kaynaklı saldırıları yönetenlerin kahir ekseriyeti işbirlikçi.

Söz konusu televizyon kanalının aktardığı bilgilere göre, Siyonist rejim İsrail güvenlik makamlarındaki bir yetkili, İsrail Polisi Başmüfettişi Yakup Şiptay ve İsrail İç Güvenlik Bakanı Omer Bar Lev görüşmesi öncesi düzenlenen bir ön toplantıda, işgal altındaki topraklarda cereyan eden hadiseler hakkında bazı bilgileri paylaştı.

Toplantıda İsrailli yetkili, “Arap toplumunda ciddi suçlara öncülük eden faillerin büyük çoğunluğu Şin-Bet ile bağlantılıdır. Bu durum polisin elini kolunu bağlıyor. Dokunulmazlıktan yararlanan bu işbirlikçilere zarar veremeyiz.” ifadeleriyle Arap Filistinlilerin yoğunlukta olduğu 48 Toprakları’nda yaşanan faili meçhul cinayetleri örtbas ettiklerini itiraf etmiş oldu.

Kanal 12 televizyonu, İsrail Polisi Başmüfettişi Yakup Şiptay’ın, İsrail İç Güvenlik Bakanı Omer Bar Lev ile yaptığı görüşmede, "ırk merkezli işlenen suçlar" olarak nitelendirdiği suçlarla başa çıkmak için gerekli araç ve becerilerin eksikliği hakkında iddialarda bulunduğunu belirtti.

İşgalci rejim İsrail polisi ve güvenlik güçlerinin, Kudüs ve Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları protesto etmek üzere Filistinlilerin sokaklarda başlattığı isyan girişimlerini bastırdığını ileri süren Bar Lev, söz konusu görüşmede, Arapların, geçen Mayıs ayında Yahudi yerleşimciler ile Filistinli Arapların bir arada yaşadığı şehirlerde patlak veren şiddet olaylarına göz yumduğu için İsrail polisini suçladığını aktardı.

İşgal güçleri, Mescidi Aksa ve Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılara karşı protestoların düzenlendiği Arap nüfuslu işgal altındaki kentlerde yüzlerce Filistinliyi gözaltına almıştı. Filistinli uzmanlar, o dönemde gerçekleştirilen tutuklama operasyonlarının, daha önce benzeri görülmemiş bir tutuklama dalgası olduğuna dikkat çekmişti.

Siyonist İsrail’de İstihbarat

Geçen yılın sonunda Tel Aviv’de üst düzey bir toplantı gerçekleştirilmişti. Toplantıya İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) adına Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi, Askeri İstihbarat (Aman) Başkanı General Tamir Hayman, İç istihbarat Başkanı Nadav Argaman, (Shin Bet) ve Dış İstihbarat Kurumu Mossad Başkanı Yossi Cohen katıldı…

Masada Batı Şeria’nın ilhakı vardı…

İntifada Başlayabilir

Toplantıda ilhakın güvenlik boyutu değerlendirildi. Böyle bir girişimde İsrail’in karşı karşıya kalacağı riskler masaya yatırıldı. AMAN ve Shin Bet, ilhakın yeni bir intifadanın fitilini ateşleyebileceğini, hatta intihar eylemlerinin başlayabileceğinden duydukları endişeyi dile getirdiler.

Bu endişelere katılmayan biri vardı; Mossad Başkanı Yossi Cohen. Cohen bu endişelerin yersiz olduğunu, büyük bir direniş dalgasıyla beklemediğini söyledi. Cohen, ilhaktan geri adım atılmaması gerektiğini de vurguladı. Kocvahi ve Tayman, İsrail vatandaşlarının hedef haline gelebileceğinin de altını çizdi.

Medyadaki haberlere göre, Kochavi için şunlar yazılmıştı:“Kabaca bakıldığında Netanyahu cephesinde bir isim daha var. İsrail’in 22. Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi. Neden kabaca dediğimi izah edeceğim. Kochavi bir yıldır Genel Kurmay Başkanı ve diğer Genel Kurmay Başkanlardan farklı bir grafik çizerek işe başladı. İsrail’in yerleşik askeri konseptini değiştirmeye kararlı, bunu sıcak çatışmaya girmekten kaçınarak gösterdi, bu yüzden çok sayıda eleştiri de aldı, fakat gelinen aşamada işlerin biraz farklılaştığı görülüyor. Kochavi’yi Genelkurmay Başkanlığı’na öneren ve destekleyen kişi Netanyahu’ydu. Liberman’ın karşı çıkmasına rağmen Netanyahu, Kochavi için çok net durdu. Kochavi’nin dört sene İstihbarat Daire Başkanlığı yaptığı unutulmamalı, istihbaratı da iyi bilen bir asker, kolay kolay yönlendirmelere gelecek biri değil. Kochavi’nin İsrail’in savaş stratejisini önce dizginleyip ardından yeni bir konsepte geçmeliyiz çıkışının ardında da bu var, değişim istiyor, buna karşılık birileri Kochavi’yi bir şeyler zorluyor o da buna rağmen dozajı daha da azaltmanın peşinde, fakat İsrail Tel-Aviv’den yönetilmediği için işi zor. En az hasarla çıkmanın peşinde başarılı olacak mı göreceğiz.”

Bu satırlardan aylar sonra Kochavi ve Netanyahu Batı Şeria’nın ilhakı konusunda ayrı yerlere düştüler. Kochavi, Netanyahu’nun iltihak girişimlerini tehlikeli buluyor. İlhakın tepkilere neden olacağını direnişin yükseleceğini büyük olayları ateşleyebileceğini çekinmeden söylüyor. Bunu söylerken de yalnız değil, AMAN ve Shin Bet (Şin Bet) de aynı çizgide.

Kochavi’nin bu tavrı Netanyahu tarafından sıcak karşılanmıyor. Netanyahu’nun ABD ziyaretleri bu açıdan önemli. ABD’deki Siyonistleri ikna etmeden onlardan icazet almadan ‘Bibi’nin adım atamayacağını da biliyoruz.

Netanyahu Mossad’ı Özel Güvenlik haline getirdi

Netanyahu 2018 yılında orduya İran’a saldırı için hazırlanın emri verdiğinde Mossad Başkanı Tamir Pardo bu emri sorgulamış ve bunun bir hata olacağını söyleyerek beraberindekilerle birlikte bu planın gerçekleşmesine engel olmuştu. Netanyahu Pardo’dan sonra Mossad’ın başına ‘gölgesini’ Cohen’i getirmişti. Bu değişiklik şimdi Netanyahu’nun işine çok yarıyor. Cohen Mossad’ı adeta Netanyahu’nun ‘özel güvenlik şirketi’ haline getirdi.

Pandemi’nin tavan yaptığı Mart ayında ilginç bir gelişme yaşanmıştı. Kameralar karşısına geçen İsrail Sağlık Bakanlığı Müdür Yardımcısı Itamar Grotto İsrail istihbarat servisi Mossad'dan koronavirüs test kiti istediklerini fakat Mossad’ın farklı bir kit getirdiğini açıklayarak şok etkisine neden olmuştu.

Adı açıklanmayan iki ülkeden yüz bin test kiti getiren (çalan) Mossad’ın yanlış kitleri getirdiğini (çaldığını) belirten Grotto’nun bu açıklamasına Mossad gecikmeden cevap verdi. Mossad cevabında kendilerinden istenilen kitlerin getirildiğini (çalındığını) savundu. Hırsızlığı suçüstü olan ve yanlış kiti çalan Mossad tüm dünyaya hem de kendi bakanlığı tarafından jurnallendi. İsrail’de yayımlanan ve en çok okunan İsrail Hayom gazetesi fiyasko operasyonunun bizzat Mossad Başkanı Yossi Kohen tarafından yürütüldüğü vurgulamıştı. Fiyaskonun mimarını ortadaydı…

Hayom’un sağcı bir gazete olduğunu da belirtelim.

Aman ve Mossad arasında çekişme

İşgalci rejim İsrail’de istihbarat bir merkezden yönetilmiyor. Mossad karar alma süreçlerine etki eden bir teşkilat olmakla birlikte, bu etkisini son yıllarda yitirdiğini söyleyebiliriz.

Özellikle Yom Kippur savaşının öncesi ve sonrasında yaşanan istihbarat zafiyeti Tel- Aviv’de büyük sarsıntılara yol açmıştı. İstihbarat servislerinin kendi aralarındaki çekişme Yom Kippur’da İsrail’e ağır sonuçlara mal olmuştu. Bazen Aman Mossad’ı, Bazen Mossad Aman’ın önüne geçmiş karar alma süreçlerinde etkin rol oynamışlardır.

Oslo Barış görüşmelerine açıktan destek veren Aman, 2006 yılında İsrail-Lübnan savaşında çuvallamıştır. Oslo görüşmelerine açıktan karşı çıkan bir diğer isim de Netanyahu olmuştur. Mossad’da 1973 yılında Norveç’in Lillehammer şehrinde masum bir genci terörist diyerek öldürmüş ve tepkilerin odağına yerleşmiştir.

1980’li yıllarda Mossad ve Aman Lübnan’daki Maruni Hıristiyanların gücü ve etkinliği konusunda da anlaşamamıştır. 2008 yılındaki İsrail Hizbullah savaşında da İsrail istihbaratının çoğu yerde yalpaladığını belirtelim.

Son yıllarda Netanyahu ile birlikte Mossad eski ağırlığını kaybetmiş durumda. Netanyahu’nun ‘özel güvenlik şirketi’ haline gelen teşkilatın bu son kararı da tartışılmaya başlandı bile. Netanyahu’nun noter memuru olan Cohen’in, Kochavi, Hayman, Argaman ters düşmesinin nedeni açık.

Filistin Direnişi Netanyahu ve Cohen’i koltuğundan eder mi?

‘İçerde’ Netanyahu’ya karşı güçlü bir cephe oluşuyor bu cephenin temelleri uzun süre önce atıldı. İsrail'de, görevi başındayken hakkında dava açılan ilk başbakan Benyamin Netanyahu…

Netanyahu bu özelliği ile tarihe geçtiğini söyleyebiliriz. Hakkında yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma iddiaları nedeniyle 24 Mayıs’ta hakim karşısına çıkan Netayahu’ya görevden el çektirilebilir. Böylesi bir durumda Mossad’da da işin rengi değişecektir, fakat önemli bir detay var…

Filistin direnişi top yekün ilhaka karşı çıkar ve bu karşı çıkış bir alev topuna dönerse işte o zaman işler Cohen ve Netanyahu’nun aleyhine döner…

Yani Filistin direnişi hem Netanyahu’yu hem de Cohen’i koltuğundan edebilir…

Netanyahu seçimlerde kazanamadı ve koalisyon da kuramadı. Netanyahu düşmanı Siyonist siyasette 8 parti bir araya gelerek Arap Raam Partisi’ni de koalisyona katarak Naftali Bennett başbakanlığında yeni hükümeti kurdu.

Yeni hükümetin ilk işi Mossad Başkanı Yossi Cohen’i yardımcısı ile değiştirmek ve Netanyahu dostu Cohen’i emekli etmek oldu.

Genel Kurmay Başkanı Aviv Kochavi’nin göreve süresi ise uzatıldı.

 

/İsrailpost

/Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Filistin Yönetimi Çıkmazda
  • @israilpost
  • 28-09-2021
Filistin Yönetimi Çıkmazda
Siyonist İsrail Güvende Değil
  • @israilpost
  • 28-09-2021
Siyonist İsrail Güvende Değil
İran Kırmızı Çizgiyi Aştı!
  • @israilpost
  • 28-09-2021
İran Kırmızı Çizgiyi Aştı!