• Yükleniyor

"Nato Emperyalist Projedir"


"Nato Emperyalist Projedir"
Paylaş :


'Entelektüel Bilinç İşçiliği Atölyesi' tarafından düzenlenen kitap mütalaasında, Aralık ayında Fikret Başkaya’nın “Paradigmanın İflası” kitabını okundu.

Türkiye'nin farklı illerinde her ay düzenlenen 'Entelektüel Bilinç İşçiliği Atölyesi' tarafından yapılan kitap mütalaasında, Aralık ayında Fikret Başkaya’nın “Paradiğmanın İflası” kitabını okundu.

28 Aralık Pazartesi günü kitabın yazarı Fikret Başkaya ve 'Entelektüel Bilinç İşçiliği Atölyesi' gönüllüleri ile zoom programı üzerinden kitabın genel bir kritiği değerlendirilmesi yapıldı.

Fikret Başkaya sunumunda sonra kendine yöneltilen soruları da cevaplandırdı.

Kitabı 1990 yılının Aralık ayında yayınevine teslim ettiğini söyleyen Fikret Başkaya, Normal şartlarda Şubat ayında çıkması gereken kitabın Nisan ayında yayınlandığını, Mart ayında ise Terörle mücadele yasasının çıktığını kitap çıktıktan 15 gün sonra soruşturmaya uğradığını söyledi. Tutuklanma ve mahkeme sürecini anlattı. Entelektüel Bilinç işçiliği grubun çalışmalarının çok önemli olduğunu söyledi…

İşte Fikret Başkaya’nın konuşmasından notlar:

Sorulması  gereken iki tane soru var. Birincisi yaşamımı nasıl kazanabilirim. İkinci soru ise hayatımın anlamı ne olacak sorusudur. Bugün dünyada yaşayan insanların büyük kısmı bu soruyu sorabilselerdi böyle rezil bir dünyada yaşıyor olmazdık.

Bu ülkede insanları beyinsizleştiren zihnini dumura uğratan resmi bir ideoloji var. Bu resmi ideolojiye karşı çıkmadan entelektüel olunmaz.

Münevver, Aydın ve Entelektüel. Aydın: Diplomalı/Uzman...  Entelektüel: Entelektüel bütüne bakar. Çünkü hakikat bütündedir. Aydın/Uzman ise parçaya bakar... Dünyada entelektüellerin sayıları çok azdır. Çünkü entelektüel olmanın bedeli çok büyüktür.

Bu ülkenin üniversiteleri sivil savunma müdürlüğü gibi çalışıyor.

Radikal olmak lazım. Radikal olmak sorunların kökenine inmek demektir. Radikal olmayan eleştiri eleştiri değildir.

İnandığım doğru bildiğim bir şeyi her koşulda, her zaman hiç taviz vermeden yazarım ve yazmaya devam da ediyorum. Yoksa bizim bir haysiyetimiz var. Dünyada o da gittikten sonra biz ne yapabiliriz ki.

Bizim bilgilerimizi özgürleştirmemiz gerekir. Resmi ve Avrupa merkezli ideolojiden kurtulmak gerekiyor.

Türkiye üç kırılma noktası yaşadı.

Birincisi 1951 yılı NATO’ya girmesidir.

NATO başkanının Amerika olduğu bir emperyalist projedir. NATO girmek demek Amerika uydusu olmak demektir. 

İkinci kırılma 1980 darbesidir.

Üçüncüsü ise, Türk ekonomisinin büyüyerek dışarıya açılarak muasır medeniyet seviyesine çıkma hedefine yönelmesi. Türkiye’de hedef olarak ortaya konulan ve hiç tartışılmayan muasır medeniyet sömürgecilik sistemi demektir.

Siyonist İsrail herhangi bir devlet değildir. Siyonist İsrail Ortadoğu’ya girmiş Amerika demektir. Ortadoğu’ya girmiş emperyalizm demektir.

Sol dünya da ezilen sınıfın yanında olmak demektir. Adaletsizliğe karşı olmak demektir. Ancak Sovyetler birliği başarısız olduğu için solun ütopya zaafı var. Şu an Avrupa’da solun adı var kendi yok. Sol Türkiye’de ise Avrupa’dan daha kötü durumda…

Umut mümkün olanla muhtemel olan arasındakine denir. Yani bir tarafta mümkün olan var bir tarafta ise muhtemel olan ikisi arasındaki de umuttur.

Her şeye rağmen 2021'in umudun büyüdüğü yıl olmasını dilerim. Yeni yılınızı kutlarım..

//Ekran Gazetesi


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Netanyahu, Biden ile dalga geçti
  • @israilpost
  • 20-09-2021
Netanyahu, Biden ile dalga geçti