• Yükleniyor

Suriye Samir Caca'nın Peşinde!


Suriye Samir Caca'nın Peşinde!
Paylaş :


Suriye hükümeti, Lübnanlı Semir Caca için kırmızı bülten çıkarılması talebiyle Şam’da ofisini yeniden açan INTERPOL’e tutuklama emri iletti.

Suriye hükümeti, aşırı sağcı Lübnan Güçleri Partisi lideri Semir Caca için kırmızı bülten çıkarılması talebini aşağıdaki suçlamalara dayandırdı:

1-Suriye’de gerçekleştirilen seçimler için oy haklarını kullanmak üzere Lübnan’daki Suriye büyükelçiliğine giderken, Lübnan’daki yüzlerce Suriyeli vatandaşa saldırıp öldürmeye çalışması. Bu saldırılarda bir Suriye vatandaşı hayatını kaybetmişti.

2-Suriye devletine ve Suriye ordusuna karşı komplo ve provokasyon ile birlikte Suriye devletine karşı kurulan terör örgütleriyle iletişim halinde olması.

3-Suriye hükümetini devirmeye çalışması, silah kaçakçılığı yapması, Suriye içindeki yıkıcı grupları finanse etmesi ve Suriyeli ve Arap teröristlerin Suriye’ye kaçak girişlerini kolaylaştırması.

Lübnan Güçleri Partisi’nin ayrıca geçtiğimiz günlerde Beyrut limanı patlamasıyla ilgili soruşturma sürecini protesto etmek isteyen Hizbullah ve Emel Hareketi yanlısı sivil kitleyi hedef alan keskin nişancı saldırısının arkasında durduğu da biliniyor.

4 Ağustos 2020'de Beyrut limanında meydana gelen patlamada yaklaşık 200 kişi hayatını kaybetmiş ve 6 binden fazla kişi yaralanmış ve bir  o kadar insan da evinden barkından olmuştu. 

Beyrut'taki bu patlamadan on dört ay sonra Lübnanlılar Perşembe günü bu patlama dosyasına bakan Yargıç Tarık Beytar'ın eylemlerini protesto etmek için gösteri düzenledi. Lübnan halkı Tarık Beytar'ı politik davranmakla suçlayıp eylemlerini ve kararlarını protesto ettiler.

Hizbullah, Emel hareketi ve El Marada hareketi, yandaşlarını bu hakimi devirmek amacı ile protesto mitingi  düzenlemeye çağırdı. Bu hakim, patlamayla ilgili olarak Hizbullah ve Emel hareketinin önde gelen bazı liderlerini suçlamıştır. Hizbullah ve Emel hareketine bağlı milletvekilleri ve bakanlar da, Hakim Beytar'ın konuyu Amerika lehine politize ettiğini ve ABD büyükelçiliği tarafından desteklendiğini vurguladılar.

Gösteriler sırasında Samir Ca'ca Partisi gruplarına bağlı olduğu  keskin nişancının Hizbullah ve Emel gruplarına bağlı bulunan göstericilere ateş açması sonucu 8 kişiyi öldürdüğü 60'tan fazla kişiyi de yaraladığı bildirilmektedir. Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun, bu cinayeti ülkedeki bazı siyasi akımların yönlendirdiği şekilde nitelendirdi ve rehin alma girişimi olduğunu belirtti.  

Michel Aoun, "Bu gibi olayların yaşanmasına bir daha olmasına izin vermeyecek ve kimsenin kendi çıkarları için ülkeyi rehin almasına asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.   Beyrut'taki bu cinayetle Lübnan'daki iç gelişmeler arasında bir bağlantı olduğu kesindir. Bu cinayet, Lübnan Hizbullahı hareketinin ülkenin yakıt krizine karşı koymak için İran'dan yakıt ithal ettiği bir sırada gerçekleşti. İran'dan akaryakıt ithali fikri Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah tarafından ortaya atıldığından beri Lübnan içindeki muhalefet buna karşı çıkmış ve girişimin olumlu etkilerini dengelemeye ve yok etmeye çalışmışlardır.

Batı Asya meseleleri uzmanı Ahmet Destmalçiyan, Beyrut'taki barışçıl Lübnanlı göstericilere kimliği belirsiz kişilerin kurşun sıkmasına atıfta bulunarak, "Lübnan bir süredir kargaşa içinde. Bu kaosların çoğu muhalefet güçlerinden kaynaklanıyor. Özellikle Batı Asya'da etkili olan yabancı güçlerle birlikte hareket eden onlar, Lübnan'ın huzurlu olmasını ve güçlü ve istikrarlı bir hükümete sahip olmasını istemiyorlar. Amaç, halkı sarsmak ve direnişle aralarında uçurum oluşturmaktır” dedi. Bu hususta göze çarpan bir diğer önemli konu da Amerika'nın Beyrut büyükelçisinin hareketlerinin izlenmesinin, Lübnan'daki huzursuzluğun arkasında ABD büyükelçiliğinin olduğunu göstermesidir. ABD büyükelçisi, 4 Ağustos Beyrut patlamasında yargıç da dahil olmak üzere bazı Lübnanlı isimlerle şüphe uyandırıcı görüşmeler yaptı. 4 Ağustos'taki patlama olayının hakimi Tarık Beytar, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Dorty Shia ile iki saatlik bir görüşme yaptı. Halbuki bu hakim iç yargı yetkilisidir.  Bu görüşmenin ardından hakim, 8 Mart koalisyonunun iki üyesi, eski maliye bakanı Ali Hasan Halil ve Lübnan parlamentosunun mevcut bir üyesi olan Gazzi Zaitar'ın tutuklanması kararını verdi.

Amerika, Lübnan'da Hizbullah'ın güçlenmesini önlemek için kimi iç unsurlar vasıtası ile  suçlamalar yapmak ve bu suretle kaoslar meydana getirip hükümeti zayıf tutmak istiyor. 

Hizbullah ve Emel Hareketi ise destekçilerinin üzerine ateş açılmasından Hristiyan Lübnan Güçleri Partisine bağlı silahlı grupları sorumlu tuttu.

Semir Caca liderliğindeki Lübnan Kuvvetleri partisinin milletvekili İmad Vakim, kendisine ait sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Beyrut’un Tayune bölgesindeki göstericilere yönelik silahlı saldırıyı üstlendi.

Çatılardan meydandaki göstericilerin üzerine ateş açılmasını “iki parti arasındaki çatışma” diye niteleyen Lübnan Kuvvetleri milletvekili İmad Vakim, “Başlayan çatışma bir partiyle diğer parti arasındadır. Bir taife ile diğer taife veya bir bölge ile diğer bölge arasında değildir. Bu çatışma, Hizbullah ile devletten geri kalan kurumları Hizbullah egemenliğinden korumak için diğer her taifeden özgür Lübnanlılar arasındadır. Bu adaleti korumak içindir” açıklamasında bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Polis Teşkilatı (INTERPOL), Suriye’yi bilgi değişimi sistemine yeniden entegre etmeye karar vermişti.

Lyon merkezli örgütten yapılan açıklamada, “Genel Sekreterliğin tavsiyeleri doğrultusunda INTERPOL Yürütme Komitesi, Suriye’ye uygulanan tedbirlerin kaldırılmasına karar verdi” denilmişti.

/İsrailpost-Abdullah Yiğit


İlginizi Çekebilecek Yazılar

Stratejik Şam-Tahran İlişkileri
  • @israilpost
  • 01-12-2021
Stratejik Şam-Tahran İlişkileri
Lübnan Kararını Verdi
  • @israilpost
  • 01-12-2021
Lübnan Kararını Verdi